GELİR VERGİSİ

ESNAF MUAFLIĞI İLE MÜKELLEFİYET ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ: İNTERNET

PDF Formatı

GİRİŞ

Gerçek kişi, herhangi bir ürün üretip bunu satarak bir gelir elde ettiğinde ticari kazanç sağlar. Yapılan işin mahiyet ve kapsamına göre gerçek kişi;

  • Gerçek usulde veya
  • Basit usulde

vergilenir.

Eğer ilgili kişinin faaliyet konusu ile faaliyetinin kapsamı Gelir Vergisi Kanununun vergiden muaf esnafa ilişkin düzenlemede yer alan şartları karşılıyorsa kişi, vergiden muaf esnaf olarak elde ettiği kazanç nedeniyle vergilenmez.

Bu çalışmada, normal şartlarda esnaf muaflığı şartlarını taşıyan kişilerin, ürünlerini internet üzerinden satmaları durumunda esnaf muaflıklarının devam edip etmeyeceği konusu irdelenecektir.

Vergiden Muaf Esnaf ve esnaf muaflığı ile daha ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ.

Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi için TIKLAYINIZ.

İNTERNET ÜZERİNDEN SATIŞ YAPILMASI DURUMUNDA ESNAF MUAFLIĞI KALKIYOR MU?

Gelir İdaresinin müstakar hale gelmiş görüşü, normal şartlarda esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetler sonucu üretilen malların internet üzerinden satılması durumunda esnaf muaflığından yararlanılamayacağı yönünde.

Bu görüşteki temel gerekçe, ürünün satışı yapılan internet sitesinin işyeri olarak kabul edilmesi.

Esnaf muaflığından yararlanmanın en önemli kriteri; ürünlerin “İŞYERİ AÇMAKSIZIN” satılması. İnternet sitesinin işyeri olarak kabulü ile birlikte, esnaf muaflığından yararlanabilmemin en önemli şartı ihlal edilmiş olacağından kişilerin gerçek veya basit usulde ticari kazanç sahibi olarak vergilendirilmesi söz konusu olmaktadır.

Örneğin evinde pasta ve kurabiye gibi gıda ürünleri yaparak bunları internet aracılığıyla satan bir vatandaşın, bu faaliyeti nedeniyle esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağı hususunda talep ettiği özelge[1] üzerine idare özetle aşağıdaki şekilde görüş bildirmiştir:

“…

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 156’ncı maddesinde; “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.”  şeklinde tanımlanmıştır.

Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere işyerinin tanımı yapılırken, ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetin yapılması ve yürütülmesinde kullanılan yerlerin neler olabileceği nitelenmiş ve tanımda belirtilen yerler “gibi” denilmek suretiyle kesin bir sınırlama yapılmamıştır.

Bu nedenle, internet üzerinden satış faaliyetinin işinizin organizasyonunu internet üzerinden yapmanız durumunda kullanmış olduğunuz site iş yeri olarak nitelendirileceğinden esnaf muaflığından yararlanmanız mümkün bulunmamaktadır.”

Benzer nitelikli başka bir Özelgede[2] İdare yine interneti işyeri kabul ederek esnaf muaflığından yararlanılamayacağı yönünde görüş vermiştir:

“…

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, evinizde tasarlayarak yapmış olduğunuz kıyafet, toka ve aksesuarların internet ortamında satışının, bu yerlerin işyeri tanımı kapsamına girmesi ve faaliyette bulunulan yerin büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde olması nedeniyle ticari faaliyet olarak değerlendirilmesi, bu faaliyet sonucu elde edilen gelirin Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hükümleri çerçevesinde gerçek usulde vergilendirilmesi gerekmektedir.”

SONUÇ

Gelir İdaresi, esnaf muaflığı kapsamına girebilecek türdeki faaliyetler sonucu ortaya çıkan ürünlerin internet ortamı kullanılarak satılması durumunda ilgili kişilerin esnaf muaflığından yararlanamayacağı yönünde görüş vermektedir. İdare bu tür görüşlerde, Vergi Usul Kanununda yer alan “İşyeri” tanımını çok geniş yorumlamaktadır. İnternet ortamının yararlanıldığı her durumda, esnaf muaflığı için gerekli şart olan “İŞYERİ AÇMAKSIZIN” şartının ihlal edildiği gerekçesi ile ilgililerin esnaf muaflığından yararlanamayacağı yönünde yorum yapılmaktadır.

Anlaşılan internet, esnaf muaflığı ile gerçek veya basit usul mükellefiyet arasında ince bir sınır oluşturuyor. Bu yüzden esnaf muaflığından yararlanmaya devam etmek için, çağımızın en gelişmiş internetten uzak durmanız gerekiyor.

Hasan AYKIN

15.05.2017

OKUYUCU SORULARI:

SORU: İnternet üzerinden satışta “işyeri” tanımı kapsamına, kişinin kendisine ait internet sitesi mi girer? Yoksa, gittigidiyor.com ve benzeri satış imkanı sunan platformlarda yapılan satışlar da “işyeri”nden yapılıyor olarak değerlendirilip esnaf muafiyeti kaybedilir mi?

CEVAP : Kişinin kendine ait bir internet sitesinin bulunması durumunda idare burayı işyeri kapsamında değerlendiriyor. Bunu, mülkü kendine ait işyeri olarak kabul edelim.

Peki, e-çarşı olarak niteleyeceğimiz platformlar üzerinden satış yapılırsa ne olur? Bu tür platformlarda sürekli satış için ilgili platformdan, sanal işyeri/mağaza kiralamanız gerekiyor. İdarenin böyle bir kiralama durumunda, bu sanal mağazıyı da işyeri olarak değerlendireceğini düşünüyorum. Bir tür, taşınmazın mülkiyeti başkasına ait işyeri gibi.

Bu kapsamda, kendinize ait bir internet sitesi üzerinden satış yapmanız ile ürünlerinizi satmanız için bir e-çarşı görevi gören bir platform kullanmanız esnaf muafiyetini kaybetme açısından farklı bir sonuç doğurmayacaktır.

Aslında burada esnaf maufiyeti düzenlemesinin temel mantığını göz önünde bulundurmak gerekir. İdare sanayi tipi alet edavat kullanmadan ev imkanları ile üretilen ve motorlu araç kullanmadan ve işyeri açmadan yapılan sınırlı satışlara istisna getirmiş. Bu kadar küçük hacimli işin vergilendirilmesi için uğraşmak, vergilemede verimlilik ilkesi ile de uyumlu değil. Vatandaşı da yoracak bir durum. Kişi internet üzerinden ürününü satışa sunuyor ise geniş bir pazara hitap ediyor veya etme amacını güdüyor varsayımı ile hareket edilerek, artık esnaf muaflığı sınırlarının ötesine geçilmeye başladığı kabul ediliyor. Hadi artık “Mükellef ol” deniyor.

Hasan AYKIN

17.05.2017

[1] GİB İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının, 27.04.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 9-1477 sayılı Özelgesi.

[2] GİB İstanbul VDB 06.09.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[37-2012/271]-2728 sayılı özelge