Kategori: VERGİ AKADEMİ

İNCELEMEYE İBRAZ OLUNMAYAN DEFTER VE BELGELERİN DURUMU

Bu yüzden; Danıştay, son zamanlarda, önceki içtihadından vazgeçmiş ve ilk kez mahkemeye ibraz olunun defter ve belgelerin, Vergi İdaresinin incelemesine ya da bilgisine sunulmaksızın, bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava hakkında hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığına karar vermeye başlamıştır.

Bu yeni içtihat, bir yargılama usulü kuralı olan, “silahların eşitliği ilkesinin” de gereğidir.

VERGİ HUKUKUNDA İSPAT YÜKÜ (KÜLFETİ)

İspat yükü, belli bir olay ya da işlemin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda iddiada bulunan tarafa düşen usuli bir yüktür (külfettir).
Vergi yargılamasında her ne kadar Medeni Kanun’un 6’ıncı maddesindeki düzenleme geçerli kabul edilse de vergilendirme ile ilgili olarak VUK’un 3’üncü maddesine müracaat etmek gerekir. Buna göre “İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.”

Vergi Hukuku Açısından Tam İspat Yaklaşık İspat

Vergi hukukunda şüpheye veya varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapılamayacağı ve yapılan işlemlerde yazılılık (belge) ilkesinin geçerli olmasından dolayı bir olayın idare nezdinde ya da, yargılama aşamasındaki durumlarda, hakim nezdinde ispatlanabilmesi için idarenin ya da hakimin ilgili olay ya da işlemin doğruluğu hakkında net bir kanaate varması gerekir. Buradaki ispat ölçüsü tam ispat olup, vergilerin kanuniliği ilkesi gereğince delillerin az ikna edici olması gibi bir durum söz konusu olamaz.

İHTİCACA SALİH OLMAK (BULUNMAK) NE DEMEKTİR?

Yukarıdaki açıklamalara göre “ihtacaca salih bulunmak” veya “ihticaca salih olmak” kavramı; bir konuyu, meseleyi hüküm vermeye elverişli şekilde delillendirmek anlamına gelmektedir.

Vergi Usul Kanunu kapsamında defter ve belgelerin ihticaca salih bulunması, matrahın tespit ve tayininde mükellefin defter ve belgelerinin elverişli delil olma niteliğine sahip olmasını ifade etmektedir. Başka bir deyişle gerçek, usulüne uygun, zamanında ve düzgün yapılmış kayıtlar ve buna ilişkin düzenli ve gerçek belgelerin varlığının bulunmasını ifade etmektedir.

HAK KAVRAMI

Hak, hukukun tanıdığı ve koruduğu yetkidir. Hak kavramında iki öğe vardır. Hak, bir yandan hukukun koruduğu bir çıkarı anlatır, diğer yandan da sahibine bu korumadan yararlanma yetkisi verir. Hukuk bir düzeni, hak ise düzen tarafından korunan çıkarı anlatır. Bu nedenle, hukuk genel ve nesnel iken hak bireysel ve özneldir.[1] 

Hak hukuk sistemi içinde kişiye, menfaatinin korunmasını, kendine tanınmış yetkilerin gerçekleştirilmesini isteme, talep etme imkanı verir.

Potansiyel Mükellef

Potansiyel mükellef, normalde sürekli yükümlülüğü gerektirmeyen bir faaliyet yürütmekle birlikte, Vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması hakkındaki 4358 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlarla işlem yaparken vergi kimlik numarası kullanmak […]

Mükellef Kimdir? Mükellefin Tanımı

Mükellef Arapça kökenli bir kelime olup, kendisine külfet yüklenmiş, görev veya zahmet verilmiş kimse anlamına gelmektedir. Türk Dil Kurumu mükellefi, “vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş” olarak tanımlanmaktadır[1].

Mükellef kelimesi yerine “yükümlü”, “ödevli”  kelimeleri[2] de kullanılmaktadır. Nitekim gerek akademik çalışmalarda gerekse mevzuat düzenlemelerinde mükellef ve yükümlü kavramlarının birbirleri yerine sıklıkla kullanılması söz konusudur. Bu çalışmada, daha yaygın kullanımı olan “mükellef” kelimesi tercih edilmiştir.

Ticari Kâr, Muhasebe Kârı, Mali Kâr Ayrımı ve Farklılaşma Nedenleri

Mali Kâr, Ticari Kâr Tanımı:
Muhasebe kârı olarak da isimlendirilen ticari kâr, işletmelerin normal kayıtları sonucuna göre ve muhasebe standartları esas alınarak raporladıkları kârdır. Mali kâr ise, vergi uygulamaları nedeniyle kanunen kabul edilmeyen giderler nedeniyle ticari kâra eklenecek unsurlar ile, indirim ve istisnalar nedeniyle ticari kârdan indirilecek unsurların dahil edilmesiyle ulaşılan kârdır. Dolayısıyla mali kar, vergisel düzenlemelere göre ticari kârın düzeltilmiş halidir.