MALİ MİZAH

VERGİLEME SANATI, MALİ ANESTEZİ VE MTV ARTIŞI ÜZERİNE

“Vergileme sanatı, kazı bağırtmadan, ondan mümkün olduğu kadar fazla tüy almaktır.” der 18 yıl boyunca Fransız Maliye Bakanlığı görevinde bulunmuş Jean Baptiste Colbert. Tecrübeden imbiklenmiş bir söz.

Maliye Bakanlığında ilk olarak Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladım. Kapatılan Maliye Teftiş Kurulunda Müfettiş Yardımcıları için üç yıl süren yoğun bir eğitim programı uygulanırdı. Eğitimde usta-çırak, üstad-muavin ilişkisi esas. Eğitimin ilk ayı oryantasyon eğitimi olarak yapılırdı. Devleti, kamuyu, maliye teşkilatını, mali mevzuatı ana hatları ile kavrama eğitimi. Kaba inşaat gibi. Sonra ince işçilik başlardı. Oryantasyon eğitiminde bir Üstad  mealen şunları anlattı:

“Vergicilik, mükellefi incitmeden devlet için ondan bir şeyler alma sanatıdır. Size bir örnek vereyim. Eskiden farelerle insanlar daha yakın yaşardı ve fareler uykuda iken çocukların kulaklarını kemirirlerdi. Ancak çocuklar uyanmazdı. Çünkü fare önce kulağa üfler, nefesindeki etken bir madde kulakta bir tür anestezi etkisi yapar, sonra fareler ufak ufak kulak memesini kemirirler. İşte vergicilikte önce mükellefin acı almamasına sağlayacak yöntem lazım.”

Yukarıdaki iki örnek de vergi literatüründe “Mali Anestezi” olarak isimlendirilen kavrama götürüyor bizi.

Anestezi tıp literatürüne ilişkin bir kavram. Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlükte; “Uyuşturucu bir ilaçla vücudun bütününde veya belirli bir bölgesinde duyuların yok olması” şeklinde tanımlanıyor. Ameliyat veya operasyon yapacağınız bölgeyi, gerekmesi durumunda tüm vücudu hissizleştiriyorsunuz.

Mali anestezi, anestezi kavramından mülhem ve devşirme. Kişi ve kurumların tam olarak farkına varmadan vergi veya benzeri bir yükümlülüğü ödemeleri halidir mali anestezi. Başka bir deyişle, kişi vergi öderken hissizleşmekte, ödediği verginin farkına varmamakta, varsa da acısını hissetmemektedir.

Sigara için ödenen paranın ortalama %83’ü vergidir. Arabanıza aldığınız akaryakıtta ÖTV, KDV derken kabaca %60 civarında vergi ödersiniz.

Bir cep telefonu alırken;

%6 TRT Bandrolü  (Bu tutar önce ÖTV’nin; sonra da ÖTV ile birlikte KDV’nin matrahına ekleniyor)

%25 Özel Tüketim Vergisi

%18 Katma Değer Vergisi

olmak üzere, 1000 liralık bir telefonda kabaca %36 oranında yani 360 TL vergi ödersiniz.

Sinemaya girersiniz biletinizde KDV yanında pek çok kişinin haberdar bile olmadığı eğlence vergisi ödenir. Vergisiz eğlencenin tadı çıkar mı?!

Elektrik faturasında KDV, enerji fonu, TRT payı, Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi var. Hiç farkına varmadan öder gideriz. Gerçi bu ara şirketler faturada vergi miktarını ayrıca gösterme yönünde çabalara başladılar, ama çoğu kişi pek farkında değil.

Yukarıdaki örnekler, dolaylı vergilerde mali anestezinin büyük oranda işlediğini gösteriyor.

Motorlu taşıtlar vergisine ilişkin düzenleme öngören Kanun Tasarısında %40 vergi artışını duyan herkes sesini yükseltti. Çünkü doğrudan hissedilen bir vergi artışı söz konusu idi. Bu artış hastanın yüzüne hiç de empati yapmadan “kansersin” der gibi doğrudan söylendi. Hasta anestezisiz olarak operasyona tabi tutulmaya kalkınca, neşteri gören ameliyat hastası gibi bastı çığlığı. Oysa bir yıllık akaryakıt tüketirken ödenen vergi, MTV’nin kat be kat fazlası. Akaryakıttaki vergiye aynı tepkiyi görmek mümkün değil. Akaryakıt üzerinden alınan vergiler dolaylı vergi ve mali anestezi etkisi yüksek. MTV artışındaki çığlık dolaylı vergilerde duyulmuyor.

MTV artışına karşı yükselen çığlık ses getirir mi? Göreceğiz. İlk sinyaller getirecek gibi gözüküyor. Ama emin olun anestezi uzmanı bu kez işini şansa bırakmayacak. Lokal anestezi düşük doz narkoz filan değil, adam akıllı narkoz verip kümesteki kazları yolmaya devam edecek.

Kayıtdışı çalışan yaban kazları mı? Onlar güzelim tüyleri ile gökyüzünde özgürce süzülmeye, dere kenarlarında oynaşmaya ve en güzel ve taze otlardan yemeye devam edecekler.

Ha bir de, indirim ve istisnalar nedeniyle pek de vergi ödemeden özgürce “Gezen Tavuklar” var. Onların ne tüylerine, ne yumurtalarına ne de etlerine dokunan var. Oysa vergi sofrasının en nadide köşesini süsleyebilirler.

03.10.2017

Hasan AYKIN