İlk Resmi Gazete ve Yeni Türkiye’nin İlk Kanunu bir Vergi Kanunu: “Ağnam-ı Resmiyye Kanunu”

Vergi devlet sisteminin vazgeçilmezi. Vergisiz ordu kuramazsınız. Kamusal giderleri karşılayamazsınız. Bu nedenle yeni bir devlet kuruluşunda öncelikle finansman boyutuna önem verilir. 

Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi Gazete çıkarmaya karar vermiştir.  Ceride-i Resmiye’ isimli resmi gazetenin 7 Ekim 1920’de kurulması kararlaştırılmış, 7 Şubat 1921’de ise ilk sayısı çıkarılmıştır. 

Suriyeliler MTV Ödüyor mu? Zorunlu Trafik Sigortası Yaptırmak Zorunda mı?

Bugün çok sevdiğim bir arkadaşım telefonla aradı. Kafasına takılmış, “Suriyeliler motorlu taşıtlar vergisi (MTV) vermiyorlarmış, doğru mu?” diye sordu.

Ben de ortalığı biraz daha karıştırmak için, “MTV vermiyorlarsa sorun var ama, asıl sorun zorunlu trafik sigortası ödüyorlar mı? Araçlarını muayeneye sokuyorlar mı? bunlar daha önemli sorunlar.” diye cevap verdim.

Gig ve Paylaşım Ekonomisi ve Vergisel Boyutu

‘Gig’ kelimesi İngilizce’de ‘kısa süreli iş’, ‘sahne alma’ ve ‘gösteri’ gibi anlamları ifade etmek üzere kullanılmaktadır.

Gig ekonomisi, bağımsız (freelance) çalışanların ve kendi kendinin patronu olanların yarattığı bir ekonomi modeli olarak da tanımlanıyor. (1)

Cambridge Sözlüğü’ne göre ‘gig ekonomisi (gig economy): ‘bir işverene bağlı çalışmak yerine her biri ayrı ayrı ödenen ayrı işlerde çalışmak’ olarak tanımlanıyor. ‘Gig ekonomisi’ kısa süreli işlerin yaygın olduğu ve işletmelerin kısa süreli veya talep üzerine yapılan sözleşmeler gereği bir işverene bağımlı olmayan çalışanlarla anlaşmaların yapıldığı ortam olarak kendini gösteriyor.

Bütçenin Ne Kadarı Faize Gidiyor? 2000-2018 Dönemi Verileri

Merkezi Yönetim bütçe giderleri içinde faiz giderlerinin büyüklüğü Hükumetlerin kullanacağı kaynaklar açısından önem arz eder. Faiz giderlerinin büyüklüğü, hükumetlerin harcama alanında manevra kabiliyetini ve politika üretmesini engeller.  

Aşağıda 2000 yılından 2018 yılına faiz giderlerinin gerek bütçe giderleri içindeki büyüklüğü ile GSYH’ya oranları verilmiştir. 

Tablo: Faiz Giderlerinin Merkezi Yönetim Bütçesi İçindeki Yeri ve GSYH’ya Oranı (2000-2018)

Taahhüt Edilen Sermayenin Süresinde Ödenmemesinin Sonuçları

Türk Ticaret Kanununun 129. maddesi uyarınca zamanında ifa edilmeyen, ödenmeyen taahhüt edilen sermaye para ise, 128’inci madde gereğince tazminat hakkına halel gelmemek şartıyla, şirket ihtarda bulunarak taahhüdün geç yerine getirilmesi sebebiyle uğradığı zararın tazminini isteyebilir, aksine şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede hüküm yoksa, şirketin tescili anından itibaren temerrüt faizi ödenecektir.

Bavul Ticaretinde KDV İstisnası ve Uygulaması

Türkiye’de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satışlar literatürde bavul ticareti olarak isimlendirilmektedir. “Bavul ticareti” şeklindeki isimlendirme özellikle Rusya, Ukrayna gibi ülke vatandaşlarının Türkiye’ye gelip bavullar dolusu malı ülkelerine götürmelerinden mülhemdir. 

Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlar, 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında KDV’den istisna tutulmuştur. İstisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar KDV Genel Uygulama Tebliğinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Aşağıda ilgili Tebliği hükümlerine göre bavul ticaretinde KDV için istisna uygulaması, iade ve benzeri hususlara yer verilecektir. 

Taşınmazların Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulmasına İlişkin 500 Sıra No.lu VUK Tebliği

Son yıllarda enflasyon oranında yükselme de dikkate alınarak, 25.052018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7144 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle, bilanço esasına göre defter tutan tam mükellef gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin aktiflerinde yer alan taşınmazlarının değerlerinin Yİ-ÜFE değerindeki artış oranı dikkate alınarak yeniden belirlenebilmesine imkan sağlanmıştır. 

7144 sayılı Kanunla Kanuni altyapısı hazırlanan Taşınmazların Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulmasına İlişkin olarak 6.07.2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmi Gazete 500 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlandı. 

Mali Hukuk Şeması

Mali Hukuk şeması, mali hukukumuzun genel hukuk içindeki yeri ile alt ayrımlarını gösteren bir şemadır.

Mali hukuk, kamu hukukunun bir alt dalıdır. Bu dal, vergi ve harcama hukuku olmak üzere ikiye ayrılır. Vergi hukuku da özel vergi hukuku ve genel vergi hukuku olarak alt ayrıma tabi tutulur. 

Stopaj Yoluyla Tahsil Edilen Gelir Vergisinin Toplam Gelir Vergisi Tahsilatına Oranı

Aşağıdaki veri, yıllar itibariyle vergi istatistikleri kullanılarak oluşturuldu. Tablo çarpıcı, gelir vergisi tahsilatının esas itibariyle çalışanlar ve diğer gelir vergisi stopajlarına dayandığını gösteriyor. Beyannameye dayalı olarak tahsil edilen vergilerin oranının %7-8’ler seviyesinde olması vergi sistemimiz açısından irdelenmesi gereken bir konu.

Tablo: Stopaj Yoluyla Tahsil Edilen Gelir Vergilerinin Toplam Gelir Vergisi Tahsilatına Oranı (2006-2017) 

TÜRKİYE YATIRIM ORTAMININ UYGUNLUĞU AÇISINDAN KAÇINCI SIRADA

Ülkelerin yatırım yapılabilirlik kriterlerine uygunluğu açısından çok sayıda unsur dikkate alınarak hazırlanan “İş Yapma” “Doing Business” endeksleri yabancı yatırımcılar tarafından yakından izlenir. Dünya Bankası 2018 yılında 190 ülkeyi baz alarak, anı kriterlerle yaptığı çalışmayı yayımladı.

Tüm ülkelerin birlikte değerlendirildiği Doing Business 2018 Raporuna ulaşmak için TIKLAYINIZ.

Türkiye’ye ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerin yer aldığı Doing Business 2018 Turkey raporu için TIKLAYINIZ. 

7103 sayılı Torba Kanunla Birlikte E-Fatura Yerine Kağıt Fatura Düzenleyen ve Alanların Canı Fena Yanabilir.

Torba Kanun formatındaki yasada pek çok konu var. Bu kadar konu arasında yapılan düzenlemelerden birisi de VUK 353 üncü maddedeki özel usulsüzlük cezalarına ilişkin. Önemli değişiklikler yapıldı. Ancak pek çok önemli değişikliğin arasında kaynaması muhtemel.  Düzenlemelerin özü şu; idare, yargı önünde savunmakta sıkıntı çektiği pek çok hususu ve yorumla yön verdiği ceza uygulamasını kanun düzenlemesi haline getirdi. Bu kapsamda elektronik fatura yerine kağıt fatura düzenlenmesinin özel usulsüzlük ile cezalandırılması hususu Kanuna girdi. 

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR (YMM) KAMU GÖREVLİSİ MİDİR?

YMM’nin kamu görevlisi olup olmadığı hususu halen tartışma konusudur.

Tartışmaların temelini, bir meslek mensubunun yaptığı bazı işlerin “kamu hizmeti” olarak değerlendirilmesinin Onu “kamu görevlisi” yapıp yapmayacağı hususu oluşturmaktadır.

Aşağıdaki yazıda 3568 sayılı Kanun, TCK, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun ve Yargı Kararları ışığında YMM’lerin kamu görevlisi olup olmadığı hususu incelenmektedir. 

DİKKAT! KDV BEYANNAMELERİNİZ SAHTECİ İNCELEMESİNE ALINMANIZA NEDEN OLABİLİR?

Gelir İdaresi Başkanlığı, sahte fatura düzenleme fiilini işleyen mükelleflerin risk durumlarını sayısal olarak ölçme yöntemi ile analiz etmek amacıyla “Sahte Belge Risk Analiz Programı (SARP)” olarak isimlendirilen bir bilgisayar programı geliştirdi. 

SARP, Türkiye‟deki faal bütün katma değer vergisi mükelleflerine her ay bir risk puanı vermektedir. Puanlama, yıllar boyunca sahte belge kullanıcısı olan mükelleflerin hareket tarz ve trendleri dikkate alınarak geliştirilen algoritmalar kullanılarak yapılıyor. Bu kapsamda mükelleflerin KDV beyannamelerindeki bilgiler temel rol oynuyor.

Mükellefin Rapor Değerlendirme Komisyonunda (RDK) Dinlenme Talep Hakkı Nedir? Nasıl Talep Edilir?

Rapor Değerlendirme Komisyonlarının Oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesi uyarınca, RDK’lar; gerekli gördüğü durumlarda ya da mükelleflerin talepleri üzerine vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları hakkında mükellefi dinleyebilirler.

Mükelleflerin Rapor Değerlendirme Komisyonlarında dinlenme talep hakkı, mükelleflerin inceleme süreci boyunca haklı olduklarını düşündükleri ve iddia ettikleri konuları Rapor Değerlendirme Komisyonları (RDK)’ya izah etme imkânı sağlayan bir haktır.

SMMM’LERE KDV İADE RAPORU YETKİSİ NE ANLAMA GELİYOR? DÜZENLEMENİN GEREKÇESİ

Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Meclise sevk edildi. Tasarıda meslek mensupları açısından yeni ve önem taşıyan düzenleme Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere KDV İade Raporu düzenleme konusunda yetki verilebilmesine ilişkin 19 uncu madde düzenlemesi. 

Tasarının 19 uncu maddesi ile 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere 8/A maddesi eklenmektedir. Tasarıda 8/A maddesinin başlığı yer almamaktadır. Komisyon veya Genel Kurul aşamasında maddeye uygun bir başlık konulması beklenebilir. Yürüklük tarihi 01.01.2019 olarak belirlenen söz konusu iade raporu düzenlemeye ilişkin yetki veren maddenin metni aşağıdaki gibidir: 

ÖZELGE: MALİ MÜHRÜN ÇALINMASI DURUMUNDA E-FATURA UYGULAMASI

20/05/2014 tarihinde iş merkezinize hırsız girdiğini, muhasebe servisinde bulunan bilgisayarlar üzerinde takılı bulunan mali mühür flash diskinin bu bilgisayarlar ile birlikte çalındığını, güvenlik güçleri tarafından gerekli tutanakların tutulduğunu ve ayrıca vergi dairesine durumun bildirildiğini, GİB ile yaptığınız görüşmeler neticesinde tarafınıza geçici şifre verildiğini, bu şifre ile sadece tarafınıza gönderilen e-faturaları görebildiğinizi, mali mühür olmadan e-fatura düzenleyemediğinizi, TÜBİTAK’tan mali mühür talebinde bulunduğunuzu ve belirli bir süre sonra mali mührünüzün geldiğini, ticari hayatınız devam ederken bu süre içende e-fatura düzenleme imkanınız olmadığı için kağıt ortamında fatura düzenleyerek vergisel yükümlülüklerinizi yerine getirdiğinizi, ancak faturalar sistemde görünmediğinden KDV iadesi alan bazı müşterilerinize iade işleminin yapılamadığını belirterek, kağıt ortamında kesilen faturaların tekrar aynı tarih ve aynı tutar üzerinden sistemden kesilip kesilemeyeceği, geriye dönük e-fatura düzenlenmesi halinde tarafınıza özel usulsüzlük cezası uygulanıp uygulanmayacağı, kağıt ortamında kesilen faturaların iptal edilip edilmeyeceği, mali mührün çalınmasının, kaybolmasının mücbir sebep sayılıp sayılmayacağı ve kendi iradeniz dışında gerçekleşen söz konusu olaylarda hangi yolun izleneceği konularında Başkanlığımızdan görüş talep etmektesiniz.

İHTİCACA SALİH OLMAK (BULUNMAK) NE DEMEKTİR?

Yukarıdaki açıklamalara göre “ihtacaca salih bulunmak” veya “ihticaca salih olmak” kavramı; bir konuyu, meseleyi hüküm vermeye elverişli şekilde delillendirmek anlamına gelmektedir.

Vergi Usul Kanunu kapsamında defter ve belgelerin ihticaca salih bulunması, matrahın tespit ve tayininde mükellefin defter ve belgelerinin elverişli delil olma niteliğine sahip olmasını ifade etmektedir. Başka bir deyişle gerçek, usulüne uygun, zamanında ve düzgün yapılmış kayıtlar ve buna ilişkin düzenli ve gerçek belgelerin varlığının bulunmasını ifade etmektedir.

VERGİ TEKNİĞİ RAPORU SORUNSALI VE BAZI ÖNERİLER

Yönetmelikte yer alan yukarıdaki belirlemelerden anlaşılacağı üzere vergi tekniği raporu; içeriğinde tarhiyat önerisi yer almayan, ancak mükellef hakkında tarhiyat önerisi içeren VİR’e dayanak teşkil eden raporlardır.[3] Vergi Tekniği Raporu, vergi inceleme raporu değildir. Vergi inceleme raporunun tespitlerine dayanak teşkil eden belge, kanıt mahiyetindedir.
Aşağıda vergi tekniği raporu nedir, niye düzenlenir, ihbarname ekinde yer almalı mı, ihbarname ekinde yer almazsa ihbarnameyi kusurlandırır mı, vergi tekniği ile ilgili temel sorun alanları neler ve ne tür çözümler getirilebilir? türü sorulara cevap aradık.

Tecil Faiz Oranları ve Tecil Faiz Hesabı

Not: 06.09.2018 tarihinden itibaren  yapılan başvurulara ilişkin tecil faizi %22 olarak uygulanacaktır. Yıllar itibariyle tecil faizi oranlarındaki değişim aşağıda sunulmuştur: Tecil Faizi Tecil faizi amme borcunun ertelenmesi nedeniyle hesaplanan ve vadesi geldikçe […]

SMMM’lerin 3568 sayılı Kanun Uyarınca Müşterileri ile Yaptıkları ve Her Yıl Kendiliğinden Uzayan Sözleşmeleri Damga Vergisine Tabi midir?

Özet: Meslek mensubu vergi idaresinden, mali müşavirliğini yaptığı müşterileri ile hizmet sözleşmeleri düzenlediğini belirterek bu sözleşmelerin her yıl yenilenmese bile her yıl için ayrıca damga vergisi mükellefiyetinin doğup doğmayacağı konusunda görüş talep etmiştir.  

Vergi idaresi; mali müşavirliği yapılan müşterilerle düzenlenen hizmet sözleşmelerinin süresi, içeriği ve geçerlilik şartları gibi hususlar 3568 sayılı Kanun uygulaması ile ilgili olup, bu hususlardan ari olarak Damga Vergisi Kanunu yönünden, söz konusu sözleşmelerin süresinin, …

Özelge: Kredi Kartı ile Satışta Kart Sahibi ile Faturanın Adına Düzenlendiği Kişi Farklı Olabilir mi?

İlgide kayıtlı dilekçenizde, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, kredi kartı ile yapılan satışlarda çeşitli nedenlerle adına fatura düzenlenen kişi ile ödemeyi yapan kişinin farklı kişiler olabildiği belirtilerek, bu durumun Vergi Usul Kanunu hükümlerine aykırı olup olmadığı hususu sorulmaktadır.

Evde Terzilik Yapanlar, Kıyafet Dikim Faaliyeti Yürütenler Esnaf Muaflığından Yararlanabilir mi?

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, evinizde dikiş makinası ile kişiye özel kıyafet dikimi yaptığınız belirtilerek, söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağınız ile esnaf vergi muafiyet belgesi alıp alamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

OECD TRANSFER FİYATLANDIRMASI REHBERİNİN 2017 VERSİYONU YAYIMLADI.

OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberinin 2017 baskısı yayımlandı. Yeni baskı,  2015 BEPS raporunda üzerinde anlaşmaya varılan konular ile vuzuha kavuşan diğer bazı hususları da içeriyor. Çok Uluslu İşletmeler ve Vergi İdareleri için OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberi bu alandaki gelişmeleri dikkate alarak önemli ölçüde güncellenmiş. 

Rehberin daha önceki versiyonları 2009 ve 2010 tarihli. Vergi Denetim Kurulu geçen yılın başlarında Rehberin 2010 versiyonunu Türkçeye çevirerek kamuoyunun faydasına sunmuştu. Rehberin yeni baskısının da VDK tarafından Türkçe’ye çevrilmesinde büyük fayda vardır. Çünkü Rehber 2010 baskısına göre önemli değişikliğe uğradı. 

Defter Beyan Sistemi ile Birlikte Serbest Meslek Kazanç Defterine Günü Gününe Kayıt Zorunluluğu Kalktı mı?

Yeni sistemler uygulamaya girdiğinde belirsizlikleri de beraberinde getirir. Defter Beyan Sistemi yeni bir uygulama ve pek çok kişinin kafasında bazı konularda soru işaretleri var.

Bunlardan birisi, “Defter Beyan Sistemi ile birlikte  serbest meslek kazanç defterine günü gününe kayıt zorunluluğunun devam edip etmediği” ile ilgili. Sitemize gelen sorulardan bunu anlıyoruz.

Konuya ilişkin soru işareti aynı konuda iki farklı düzenlemenin de yürürlükte bulunmasından kaynaklanıyor.

ÖZELGE: Hazinece Karşılanan SGK Sigorta Prim Teşvikinin Muhasebe Kaydının Nasıl Yapılacağı Hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ile 6486 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununun 5. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile belirtilen Hazinece karşılanan sigorta prim teşvikinin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilirken gelire dahil edilmesi yöntemini mi, yoksa netleştirme yöntemini kullanarak işçi maliyetlerinden çıkartılması yönteminin mi kullanılması hususunda görüş bildirilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY NOKTAYI KOYDU: NİHAİ TÜKETİCİDEN ALINAN TAŞIT İÇİN GİDER PUSULASI DÜZENLENMESİ ZORUNLU DEĞİLDİR.

13.12.2017 tarihli Resmi Gazete’de[1] Danıştay Üçüncü Dairesisin nihai tüketiciden satın alınan araç için gider pusulası düzenlemediği nedeniyle VUK’un 353 üncü maddesinin birinci bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kararı yayımlandı.

Karar özellikle nihai tüketiciden alınan ve noter satış sözleşmesi ile tevsik edilen söz konusu alımlar için ayrıca gider pusulası düzenlenmesi gereği bulunmadığı konusuna açıklık getirmesi açısından önemli.

Aşağıda, önce nihai tüketiciden taşıt alımlarında gider pusulası düzenlenmesi konusunun neden mükelleflerle idare arasında ihtilaf konusu olduğu hususu özetlenecek, idarenin yaklaşımı sunulduktan sonra, Danıştay Üçüncü Dairenin Kararı değerlendirilecektir.

DİKKAT! DAHA AZ HARÇ ÖDEYEYİM DERKEN ELİNİZDEKİ TAŞINMAZDAN OLABİLİRSİNİZ?

Vergi hayatımızdaki pek çok davranışımızı ve kararlarımızı etkiler. Kişiler yüksek vergilere karşı, vergiden kaçınma veya vergi kaçırma şeklinde direnç gösterebilmektedir. Ancak bu tür direncin beklenmeyen komplikasyonları söz konusu olabilmektedir. Aşağıda daha az tapu harcı ödemek için taşınmazın gerçek bedelinin altında gösterilmesinin, özellikle alıcı açısından, ortaya çıkarabileceği iki risk üzerinde durulacaktır.

Gerçek Kişilere Yapılan Kira Ödemeleri Form Ba ile Bildirilmek Zorunda mı? Gider Pusulası Düzenlemek Gerekir mi?

Gerçek kişilere yapılan kira ödemelerinin Form Ba ile bildirilmek zorunda olunup olunmadığı konusu sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Diğer bir konu ise banka veya PTT üzerinden yapılan ödemeler için dekontun tevsik edici belge olarak yeterli olup olmadığı; ayrıca gider pusulası düzenlenmesi gerekip gerekmeyeceği hususudur. 

Aşağıdaki özelgede her iki soruya da cevap var.

1- Gerçek kişilere yapılan kira ödemesi Form Ba ile bildirim limitini aşıyorsa Ba formuna eklenecek.

2- Gerçek kişilere yapılan kira ödemeleri karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden

Vergilemede Kanunilik, Belirlilik ve Ölçülülük İlkelerinin Ayrıntılı Ele Alındığı Yeni Tarihli Anayasa Mahkemesi Kararı

2014/109 Başvurulu numaralı Anayasa Mahkemesi Kararı sonucundan ziyade,  “Vergilemede kanunilik”, “vergilemede belirlilik”, “Vergilemede Ölçülülük” ilkelerine ilişkin değerlendirmeler ile diğer Anayasa Mahkemesi kararlarına yaptığı atıflar nedeniyle önemli. Söz konusu ilkelere ilişkin Anayasa Mahkemesinin yaklaşımını görmek ve gerektiğinde kullanmak isteyenler için el altında bulundurulması gerekli bir karar.  

OMBUDSMAN TARAFINDAN VERGİSEL KONULARDA VERİLMİŞ KARAR ÖZETLERİ

Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) 2012 yılında kuruldu ve 2013 yılında faaliyet geçti. Kurumun amacı, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere etkin ve bağımsız bir mekanizma oluşturmaktır.

Vergilemede alanında da idarenin eylem ve işlemleri söz konusudur. Bu nedenle, vergi ile ilgili olarak idarenin eylem ve işlemleri Ombudsmanın önüne gitmektedir. Aşağıda Ombudsmana vergi ile ilgili konulardaki müracaatlar üzerine verilen karar özetleri sunulmuştur. 

İZAHA DAVET YAZILARI MÜKELLEFLERE ULAŞMAYA BAŞLADI. DAVET YAZISINI ALAN MÜKELLEF NE YAPMALI?

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesidir.
Bu yazıda kendisine izaha davet yazısı ulaşan kişinin yapması gerekenler ana hatları ile sunulmaya çalışılmıştır. Ayırca, izahın kabul edilmesi veya edilmemesi durumu ile izaha davet yazısına cevap vermeme durumunun sonuçları da incelenmiştir.

Vergi Takozu (Kaması) Nedir? Güncel Vergi Takozu Oranları

Vergi takozu (kaması), çalışanın işverene toplam maliyeti ile işçinin eline geçen net ücret arasındaki farkı fade eder. Takoz (wedge) kelimesinin anlamından hareketle, işçinin işverene maliyeti ile işçinin eline geçen ücret arasına bir takoz girmiştir. 
OECD tarafından kullanılan vergi takozu göstergeleri, bekar ve çocuksuz bir işçiye ödenen ücretten kesilen vergi ve sosyal güvenlik primleri toplamının işçinin işverene olan işgücü maliyetine oranlanması ile bulunan oran şeklindedir.

İŞ HUKUKUNDA DENEME SÜRESİ EN ÇOK KAÇ AYDIR? HUKUKİ ETKİ VE SONUÇLARI

Deneme süresi, işçi veya işverene deneme süresi içinde iş sözleşmesinin tazminatsız veya bildirim süresine gerek kalmadan feshedilebilmesine olanak tanıdığı zaman dilimine verilen isimdir.

Deneme süresinde işçi yasalarla kendisine verilen özlük ve işçilik haklarından faydalanır. Çalışması karşılığında ücret alması, istediği herhangi bir sendikaya üye olması, işyerinde varsa greve katılması yasal olarak mümkündür. 

ÖZELGENİN (MUKTEZANIN) HUKUKİ ETKİ VE SONUÇLARI

Özelge (mukteza) yeni bir vergi normu getirmez, var olan normların açıklanması amacıyla kullanılır. Bu haliyle vergi hukukunun açıklayıcı, başka bir deyişle yardımcı (ikincil) kaynağı niteliğindedir. İkincil bir kaynak olma niteliğine rağmen, usulüne uygun şekilde temin edilen özelge, mükellef açısından bir takım hukuki ve mali sonuçlar doğurmaktadır

Kooperatiflerde Kurumlar Vergisi Muafiyet Şartları

Kooperatifler, üyelerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma ile sağlanması esasıyla kurulmaktadırlar. Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi ile de tüketim ve taşımacılık kooperatifleri dışında kalan kooperatifler belirli şartlarla kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır.

KATMA DEĞER VERGİSİNİN ÖZELLİKLERİ

KDV esas itibariyle bir iktisadi işletme çerçevesinde malların teslimi ve hizmetlerin ifası sırasında satıcı fiyatı üzerinden ve bu fiyata tamamen orantılı olarak konulan genel bir tüketim vergisidir.

Ödeme nihai aşamaya (tüketiciye satış) kadar birbirini izleyen üretim, dağıtım ve ticari aşamaları arasında bölünür. Ancak aşamaların sayısı tüketicinin ödeyeceği vergi miktarını etkilememektedir.