ÖZELGE: MALİ MÜHRÜN ÇALINMASI DURUMUNDA E-FATURA UYGULAMASI

20/05/2014 tarihinde iş merkezinize hırsız girdiğini, muhasebe servisinde bulunan bilgisayarlar üzerinde takılı bulunan mali mühür flash diskinin bu bilgisayarlar ile birlikte çalındığını, güvenlik güçleri tarafından gerekli tutanakların tutulduğunu ve ayrıca vergi dairesine durumun bildirildiğini, GİB ile yaptığınız görüşmeler neticesinde tarafınıza geçici şifre verildiğini, bu şifre ile sadece tarafınıza gönderilen e-faturaları görebildiğinizi, mali mühür olmadan e-fatura düzenleyemediğinizi, TÜBİTAK’tan mali mühür talebinde bulunduğunuzu ve belirli bir süre sonra mali mührünüzün geldiğini, ticari hayatınız devam ederken bu süre içende e-fatura düzenleme imkanınız olmadığı için kağıt ortamında fatura düzenleyerek vergisel yükümlülüklerinizi yerine getirdiğinizi, ancak faturalar sistemde görünmediğinden KDV iadesi alan bazı müşterilerinize iade işleminin yapılamadığını belirterek, kağıt ortamında kesilen faturaların tekrar aynı tarih ve aynı tutar üzerinden sistemden kesilip kesilemeyeceği, geriye dönük e-fatura düzenlenmesi halinde tarafınıza özel usulsüzlük cezası uygulanıp uygulanmayacağı, kağıt ortamında kesilen faturaların iptal edilip edilmeyeceği, mali mührün çalınmasının, kaybolmasının mücbir sebep sayılıp sayılmayacağı ve kendi iradeniz dışında gerçekleşen söz konusu olaylarda hangi yolun izleneceği konularında Başkanlığımızdan görüş talep etmektesiniz.

VERGİ LEVHASI ASMA ZORUNLULUĞU VAR MI?

“Gelir Vergisi mükellefleri (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı almak zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir.”

Söz konusu fıkranın 6111 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle, değişmeden önceki halinde “levhayı almak zorundadırlar.” ibaresinin yerinde “levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar.”  şeklinde ibare ve yükümlülük söz konusu idi. 

İHTİCACA SALİH OLMAK (BULUNMAK) NE DEMEKTİR?

Yukarıdaki açıklamalara göre “ihtacaca salih bulunmak” veya “ihticaca salih olmak” kavramı; bir konuyu, meseleyi hüküm vermeye elverişli şekilde delillendirmek anlamına gelmektedir.

Vergi Usul Kanunu kapsamında defter ve belgelerin ihticaca salih bulunması, matrahın tespit ve tayininde mükellefin defter ve belgelerinin elverişli delil olma niteliğine sahip olmasını ifade etmektedir. Başka bir deyişle gerçek, usulüne uygun, zamanında ve düzgün yapılmış kayıtlar ve buna ilişkin düzenli ve gerçek belgelerin varlığının bulunmasını ifade etmektedir.

2 Şubatta Meclise Sevk Edilen Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişik Öngören Yeni Torba Yasa Tasarısının Tam Metni

Başta vergiler olmak üzere pek çok alanda önemli düzenlemeler öngören “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” Başbakan Binali YILDIRIM’ın imzası ile 02.02.2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edildi. Söz konusu tasarı ile ilgili birincil kaynaktan bilgi edinmek isteyenler için tasarının tam metni aşağıdaki linkte sunulmuştur. Linki tıklayarak yeni Torba Kanun Tasarısının tam metnine ulaşabilirsiniz. 

VERGİ TEKNİĞİ RAPORU SORUNSALI VE BAZI ÖNERİLER

Yönetmelikte yer alan yukarıdaki belirlemelerden anlaşılacağı üzere vergi tekniği raporu; içeriğinde tarhiyat önerisi yer almayan, ancak mükellef hakkında tarhiyat önerisi içeren VİR’e dayanak teşkil eden raporlardır.[3] Vergi Tekniği Raporu, vergi inceleme raporu değildir. Vergi inceleme raporunun tespitlerine dayanak teşkil eden belge, kanıt mahiyetindedir.
Aşağıda vergi tekniği raporu nedir, niye düzenlenir, ihbarname ekinde yer almalı mı, ihbarname ekinde yer almazsa ihbarnameyi kusurlandırır mı, vergi tekniği ile ilgili temel sorun alanları neler ve ne tür çözümler getirilebilir? türü sorulara cevap aradık.

SMMM’lerin 3568 sayılı Kanun Uyarınca Müşterileri ile Yaptıkları ve Her Yıl Kendiliğinden Uzayan Sözleşmeleri Damga Vergisine Tabi midir?

Özet: Meslek mensubu vergi idaresinden, mali müşavirliğini yaptığı müşterileri ile hizmet sözleşmeleri düzenlediğini belirterek bu sözleşmelerin her yıl yenilenmese bile her yıl için ayrıca damga vergisi mükellefiyetinin doğup doğmayacağı konusunda görüş talep etmiştir.  

Vergi idaresi; mali müşavirliği yapılan müşterilerle düzenlenen hizmet sözleşmelerinin süresi, içeriği ve geçerlilik şartları gibi hususlar 3568 sayılı Kanun uygulaması ile ilgili olup, bu hususlardan ari olarak Damga Vergisi Kanunu yönünden, söz konusu sözleşmelerin süresinin, …

Hesap ve Muhasebe Hilesi Nedir? Ne Değildir? Değerlendirmeler

Medeni Hukuk terimleri sözlüğündeki karşılığı ise “aldatma”dır.  

Hile kavramında “aldatma” esas unsur olduğu için, hileli bir hesap veya muhasebe işleminden bahsedebilmek için yapılan işlemin “aldatma” kabiliyetinin olması, ilk bakışta veya sınırlı bir araştırma ile ortaya çıkarılamaması gerekir.

Çoğu kez muhasebe hilesi ile hatalarını birbirlerinden ayırt etmek güçtür. Hata istemeden yapılan yanlışlıkları ifade eder. Hilede ise, bilerek, isteyerek ve aldatmak kastıyla yapılan işlemler söz konusudur. Bu noktada muhasebe hilesi ile hatası ayrımı için kriterler geliştirilmesi gerekir. 

Özelge: Kredi Kartı ile Satışta Kart Sahibi ile Faturanın Adına Düzenlendiği Kişi Farklı Olabilir mi?

İlgide kayıtlı dilekçenizde, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, kredi kartı ile yapılan satışlarda çeşitli nedenlerle adına fatura düzenlenen kişi ile ödemeyi yapan kişinin farklı kişiler olabildiği belirtilerek, bu durumun Vergi Usul Kanunu hükümlerine aykırı olup olmadığı hususu sorulmaktadır.

Evde Terzilik Yapanlar, Kıyafet Dikim Faaliyeti Yürütenler Esnaf Muaflığından Yararlanabilir mi?

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, evinizde dikiş makinası ile kişiye özel kıyafet dikimi yaptığınız belirtilerek, söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağınız ile esnaf vergi muafiyet belgesi alıp alamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

OECD TRANSFER FİYATLANDIRMASI REHBERİNİN 2017 VERSİYONU YAYIMLADI.

OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberinin 2017 baskısı yayımlandı. Yeni baskı,  2015 BEPS raporunda üzerinde anlaşmaya varılan konular ile vuzuha kavuşan diğer bazı hususları da içeriyor. Çok Uluslu İşletmeler ve Vergi İdareleri için OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberi bu alandaki gelişmeleri dikkate alarak önemli ölçüde güncellenmiş. 

Rehberin daha önceki versiyonları 2009 ve 2010 tarihli. Vergi Denetim Kurulu geçen yılın başlarında Rehberin 2010 versiyonunu Türkçeye çevirerek kamuoyunun faydasına sunmuştu. Rehberin yeni baskısının da VDK tarafından Türkçe’ye çevrilmesinde büyük fayda vardır. Çünkü Rehber 2010 baskısına göre önemli değişikliğe uğradı. 

Defter Beyan Sistemi ile Birlikte Serbest Meslek Kazanç Defterine Günü Gününe Kayıt Zorunluluğu Kalktı mı?

Yeni sistemler uygulamaya girdiğinde belirsizlikleri de beraberinde getirir. Defter Beyan Sistemi yeni bir uygulama ve pek çok kişinin kafasında bazı konularda soru işaretleri var.

Bunlardan birisi, “Defter Beyan Sistemi ile birlikte  serbest meslek kazanç defterine günü gününe kayıt zorunluluğunun devam edip etmediği” ile ilgili. Sitemize gelen sorulardan bunu anlıyoruz.

Konuya ilişkin soru işareti aynı konuda iki farklı düzenlemenin de yürürlükte bulunmasından kaynaklanıyor.

ÖZELGE: Hazinece Karşılanan SGK Sigorta Prim Teşvikinin Muhasebe Kaydının Nasıl Yapılacağı Hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ile 6486 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanununun 5. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile belirtilen Hazinece karşılanan sigorta prim teşvikinin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilirken gelire dahil edilmesi yöntemini mi, yoksa netleştirme yöntemini kullanarak işçi maliyetlerinden çıkartılması yönteminin mi kullanılması hususunda görüş bildirilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY NOKTAYI KOYDU: NİHAİ TÜKETİCİDEN ALINAN TAŞIT İÇİN GİDER PUSULASI DÜZENLENMESİ ZORUNLU DEĞİLDİR.

13.12.2017 tarihli Resmi Gazete’de[1] Danıştay Üçüncü Dairesisin nihai tüketiciden satın alınan araç için gider pusulası düzenlemediği nedeniyle VUK’un 353 üncü maddesinin birinci bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kararı yayımlandı.

Karar özellikle nihai tüketiciden alınan ve noter satış sözleşmesi ile tevsik edilen söz konusu alımlar için ayrıca gider pusulası düzenlenmesi gereği bulunmadığı konusuna açıklık getirmesi açısından önemli.

Aşağıda, önce nihai tüketiciden taşıt alımlarında gider pusulası düzenlenmesi konusunun neden mükelleflerle idare arasında ihtilaf konusu olduğu hususu özetlenecek, idarenin yaklaşımı sunulduktan sonra, Danıştay Üçüncü Dairenin Kararı değerlendirilecektir.

DİKKAT! DAHA AZ HARÇ ÖDEYEYİM DERKEN ELİNİZDEKİ TAŞINMAZDAN OLABİLİRSİNİZ?

Vergi hayatımızdaki pek çok davranışımızı ve kararlarımızı etkiler. Kişiler yüksek vergilere karşı, vergiden kaçınma veya vergi kaçırma şeklinde direnç gösterebilmektedir. Ancak bu tür direncin beklenmeyen komplikasyonları söz konusu olabilmektedir. Aşağıda daha az tapu harcı ödemek için taşınmazın gerçek bedelinin altında gösterilmesinin, özellikle alıcı açısından, ortaya çıkarabileceği iki risk üzerinde durulacaktır.

Gerçek Kişilere Yapılan Kira Ödemeleri Form Ba ile Bildirilmek Zorunda mı? Gider Pusulası Düzenlemek Gerekir mi?

Gerçek kişilere yapılan kira ödemelerinin Form Ba ile bildirilmek zorunda olunup olunmadığı konusu sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Diğer bir konu ise banka veya PTT üzerinden yapılan ödemeler için dekontun tevsik edici belge olarak yeterli olup olmadığı; ayrıca gider pusulası düzenlenmesi gerekip gerekmeyeceği hususudur. 

Aşağıdaki özelgede her iki soruya da cevap var.

1- Gerçek kişilere yapılan kira ödemesi Form Ba ile bildirim limitini aşıyorsa Ba formuna eklenecek.

2- Gerçek kişilere yapılan kira ödemeleri karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden

Vergilemede Kanunilik, Belirlilik ve Ölçülülük İlkelerinin Ayrıntılı Ele Alındığı Yeni Tarihli Anayasa Mahkemesi Kararı

2014/109 Başvurulu numaralı Anayasa Mahkemesi Kararı sonucundan ziyade,  “Vergilemede kanunilik”, “vergilemede belirlilik”, “Vergilemede Ölçülülük” ilkelerine ilişkin değerlendirmeler ile diğer Anayasa Mahkemesi kararlarına yaptığı atıflar nedeniyle önemli. Söz konusu ilkelere ilişkin Anayasa Mahkemesinin yaklaşımını görmek ve gerektiğinde kullanmak isteyenler için el altında bulundurulması gerekli bir karar.  

OMBUDSMAN TARAFINDAN VERGİSEL KONULARDA VERİLMİŞ KARAR ÖZETLERİ

Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) 2012 yılında kuruldu ve 2013 yılında faaliyet geçti. Kurumun amacı, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere etkin ve bağımsız bir mekanizma oluşturmaktır.

Vergilemede alanında da idarenin eylem ve işlemleri söz konusudur. Bu nedenle, vergi ile ilgili olarak idarenin eylem ve işlemleri Ombudsmanın önüne gitmektedir. Aşağıda Ombudsmana vergi ile ilgili konulardaki müracaatlar üzerine verilen karar özetleri sunulmuştur. 

İZAHA DAVET YAZILARI MÜKELLEFLERE ULAŞMAYA BAŞLADI. DAVET YAZISINI ALAN MÜKELLEF NE YAPMALI?

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesidir.
Bu yazıda kendisine izaha davet yazısı ulaşan kişinin yapması gerekenler ana hatları ile sunulmaya çalışılmıştır. Ayırca, izahın kabul edilmesi veya edilmemesi durumu ile izaha davet yazısına cevap vermeme durumunun sonuçları da incelenmiştir.

Vergi Takozu (Kaması) Nedir? Güncel Vergi Takozu Oranları

Vergi takozu (kaması), çalışanın işverene toplam maliyeti ile işçinin eline geçen net ücret arasındaki farkı fade eder. Takoz (wedge) kelimesinin anlamından hareketle, işçinin işverene maliyeti ile işçinin eline geçen ücret arasına bir takoz girmiştir. 
OECD tarafından kullanılan vergi takozu göstergeleri, bekar ve çocuksuz bir işçiye ödenen ücretten kesilen vergi ve sosyal güvenlik primleri toplamının işçinin işverene olan işgücü maliyetine oranlanması ile bulunan oran şeklindedir.

İŞ HUKUKUNDA DENEME SÜRESİ EN ÇOK KAÇ AYDIR? HUKUKİ ETKİ VE SONUÇLARI

Deneme süresi, işçi veya işverene deneme süresi içinde iş sözleşmesinin tazminatsız veya bildirim süresine gerek kalmadan feshedilebilmesine olanak tanıdığı zaman dilimine verilen isimdir.

Deneme süresinde işçi yasalarla kendisine verilen özlük ve işçilik haklarından faydalanır. Çalışması karşılığında ücret alması, istediği herhangi bir sendikaya üye olması, işyerinde varsa greve katılması yasal olarak mümkündür. 

ÖZELGENİN (MUKTEZANIN) HUKUKİ ETKİ VE SONUÇLARI

Özelge (mukteza) yeni bir vergi normu getirmez, var olan normların açıklanması amacıyla kullanılır. Bu haliyle vergi hukukunun açıklayıcı, başka bir deyişle yardımcı (ikincil) kaynağı niteliğindedir. İkincil bir kaynak olma niteliğine rağmen, usulüne uygun şekilde temin edilen özelge, mükellef açısından bir takım hukuki ve mali sonuçlar doğurmaktadır

İNCELEMEYE İBRAZ OLUNMAYAN DEFTER VE BELGELERİN DURUMU

Bu yüzden; Danıştay, son zamanlarda, önceki içtihadından vazgeçmiş ve ilk kez mahkemeye ibraz olunun defter ve belgelerin, Vergi İdaresinin incelemesine ya da bilgisine sunulmaksızın, bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava hakkında hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığına karar vermeye başlamıştır.

Bu yeni içtihat, bir yargılama usulü kuralı olan, “silahların eşitliği ilkesinin” de gereğidir.

VERGİ HUKUKUNDA İSPAT YÜKÜ (KÜLFETİ)

İspat yükü, belli bir olay ya da işlemin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda iddiada bulunan tarafa düşen usuli bir yüktür (külfettir).
Vergi yargılamasında her ne kadar Medeni Kanun’un 6’ıncı maddesindeki düzenleme geçerli kabul edilse de vergilendirme ile ilgili olarak VUK’un 3’üncü maddesine müracaat etmek gerekir. Buna göre “İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.”

Vergi Hukuku Açısından Tam İspat Yaklaşık İspat

Vergi hukukunda şüpheye veya varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapılamayacağı ve yapılan işlemlerde yazılılık (belge) ilkesinin geçerli olmasından dolayı bir olayın idare nezdinde ya da, yargılama aşamasındaki durumlarda, hakim nezdinde ispatlanabilmesi için idarenin ya da hakimin ilgili olay ya da işlemin doğruluğu hakkında net bir kanaate varması gerekir. Buradaki ispat ölçüsü tam ispat olup, vergilerin kanuniliği ilkesi gereğince delillerin az ikna edici olması gibi bir durum söz konusu olamaz.

El Defterlerinin Delil Niteliği

  El Defterleri: Danıştay içtihadı, özel (el) defterlerindeki kayıtların, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamele hakkında, maddi delil olacağı yolundadır. Gerçekten de; mükellef veya yetkili adamı tarafından tutulduğunda uyuşmazlık bulunmayan […]

Özelge: Sıra numarası atlanarak irsaliyeli fatura kullanılması durumunda atlanılan koçanın tekrar kullanılıp kullanılmayacağı

Buna göre, her ne kadar dilekçenizde bahsi geçen faturalarınızın sıra numarası dahilinde teselsül etmemesi durumu ilgili madde hükmünde de belirtildiği üzere belge nizamına uygun bulunmamakla birlikte; olayın gerçek mahiyetinin ispatı açısından, Vergilendirme Müdürlüğünce tanzim edilecek tutanak ile atlanan faturaların seri ve sıra numaralarının tespit edilmesi durumunda bahsi geçen faturaların kullanılması mümkün bulunmaktadır.