Gerçek Kişilere Yapılan Kira Ödemeleri Form Ba ile Bildirilmek Zorunda mı? Gider Pusulası Düzenlemek Gerekir mi?

Gerçek kişilere yapılan kira ödemelerinin Form Ba ile bildirilmek zorunda olunup olunmadığı konusu sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Diğer bir konu ise banka veya PTT üzerinden yapılan ödemeler için dekontun tevsik edici belge olarak yeterli olup olmadığı; ayrıca gider pusulası düzenlenmesi gerekip gerekmeyeceği hususudur. 

Aşağıdaki özelgede her iki soruya da cevap var.

1- Gerçek kişilere yapılan kira ödemesi Form Ba ile bildirim limitini aşıyorsa Ba formuna eklenecek.

2- Gerçek kişilere yapılan kira ödemeleri karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden

Vergilemede Kanunilik, Belirlilik ve Ölçülülük İlkelerinin Ayrıntılı Ele Alındığı Yeni Tarihli Anayasa Mahkemesi Kararı

2014/109 Başvurulu numaralı Anayasa Mahkemesi Kararı sonucundan ziyade,  “Vergilemede kanunilik”, “vergilemede belirlilik”, “Vergilemede Ölçülülük” ilkelerine ilişkin değerlendirmeler ile diğer Anayasa Mahkemesi kararlarına yaptığı atıflar nedeniyle önemli. Söz konusu ilkelere ilişkin Anayasa Mahkemesinin yaklaşımını görmek ve gerektiğinde kullanmak isteyenler için el altında bulundurulması gerekli bir karar.  

Karekodlu Çek Nedir? Hangi Bilgilere, Nereden, Nasıl Erişilir?

Sahte çek, ikiz çek, karşılıksız çek sorunlarına çözüm olması amacıyla karekodlu çek ve karekod kullanılarak çek raporu alma imkanı hayatımıza girdi. Aşağıda  konuya ilişkin temel bilgilere yer verilecektir. 

“Çekte Karekod” ve “Karekodlu Çek” nedir?

Çekte Karekod, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre çek üzerine kare veya dikdörtgen olarak basılabilen ve yine bu kanundaki mevzuata uygun bilgilere erişilmesine ve bunların raporlanmasına olanak sağlayan iki boyutlu barkodu ifade etmektedir.

OMBUDSMAN TARAFINDAN VERGİSEL KONULARDA VERİLMİŞ KARAR ÖZETLERİ

Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman) 2012 yılında kuruldu ve 2013 yılında faaliyet geçti. Kurumun amacı, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere etkin ve bağımsız bir mekanizma oluşturmaktır.

Vergilemede alanında da idarenin eylem ve işlemleri söz konusudur. Bu nedenle, vergi ile ilgili olarak idarenin eylem ve işlemleri Ombudsmanın önüne gitmektedir. Aşağıda Ombudsmana vergi ile ilgili konulardaki müracaatlar üzerine verilen karar özetleri sunulmuştur. 

Mücbir Sebep Hallerinden Ağır Hastalığın İspatı İçin Sağlık Raporu Nereden Alınmalı?

Mücbir sebep hallerinin neler olduğu 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Söz konusu maddenin 1 inci bendinde vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede “ağır hastalık” hali, mücbir sebep halleri arasında gösterilmiştir. Bu noktada, “ağır hastalık” tabirinden ne anlaşılması gerektiği, dolayısıyla ağır hastalık halinin ispatlanması önem taşımaktadır.

İZAHA DAVET YAZILARI MÜKELLEFLERE ULAŞMAYA BAŞLADI. DAVET YAZISINI ALAN MÜKELLEF NE YAPMALI?

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesidir.
Bu yazıda kendisine izaha davet yazısı ulaşan kişinin yapması gerekenler ana hatları ile sunulmaya çalışılmıştır. Ayırca, izahın kabul edilmesi veya edilmemesi durumu ile izaha davet yazısına cevap vermeme durumunun sonuçları da incelenmiştir.

İzah Değerlendirme Komisyonuna İzahat SÖZLÜ OLARAK da Yapılabilir mi?

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesidir.
482 Sıra Numaralı Vergi Usul Genel Tebliğ hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde izaha davet yazısı üzerine İzah Değerlendirme Komisyonuna izahın YAZILI veya SÖZLÜ şekilde yapılması mümkündür.

Vergi Takozu (Kaması) Nedir? Güncel Vergi Takozu Oranları

Vergi takozu (kaması), çalışanın işverene toplam maliyeti ile işçinin eline geçen net ücret arasındaki farkı fade eder. Takoz (wedge) kelimesinin anlamından hareketle, işçinin işverene maliyeti ile işçinin eline geçen ücret arasına bir takoz girmiştir. 
OECD tarafından kullanılan vergi takozu göstergeleri, bekar ve çocuksuz bir işçiye ödenen ücretten kesilen vergi ve sosyal güvenlik primleri toplamının işçinin işverene olan işgücü maliyetine oranlanması ile bulunan oran şeklindedir.

İŞ HUKUKUNDA DENEME SÜRESİ EN ÇOK KAÇ AYDIR? HUKUKİ ETKİ VE SONUÇLARI

Deneme süresi, işçi veya işverene deneme süresi içinde iş sözleşmesinin tazminatsız veya bildirim süresine gerek kalmadan feshedilebilmesine olanak tanıdığı zaman dilimine verilen isimdir.

Deneme süresinde işçi yasalarla kendisine verilen özlük ve işçilik haklarından faydalanır. Çalışması karşılığında ücret alması, istediği herhangi bir sendikaya üye olması, işyerinde varsa greve katılması yasal olarak mümkündür. 

ÖZELGENİN (MUKTEZANIN) HUKUKİ ETKİ VE SONUÇLARI

Özelge (mukteza) yeni bir vergi normu getirmez, var olan normların açıklanması amacıyla kullanılır. Bu haliyle vergi hukukunun açıklayıcı, başka bir deyişle yardımcı (ikincil) kaynağı niteliğindedir. İkincil bir kaynak olma niteliğine rağmen, usulüne uygun şekilde temin edilen özelge, mükellef açısından bir takım hukuki ve mali sonuçlar doğurmaktadır

ŞİRKET KURULUŞ SÖZLEŞMELERİNİN NOTER YERİNE TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜKLERİNDE İMZALANMASI

şirket kuruluş sözleşmesinin noter dışında ticaret sicil müdürlerinde imzalanması

Şirket kuruluş sözleşmeleriin imzalanması sadece noter huzurunda yapılabilmekte iken, TTK’da yapılan değişiklik ile Ticaret Sicil müdür veya müdür yardımcısı huzurunda da yapılmasına imkan tanınmıştır. Yazıda konuya ilişkin mevzuat değişikliği, şirket kuruluş sözleşmelerinin Ticaret Sicil Müdürlerinde imzalanma süreci, özellikli durumlar, alınacak ücret ve benzeri konulara yer verilmektedir.

Vergilemede Kolaylık İlkesi

Vergilemede kolaylık ilkesi, vergilemede ödeme zamanları, ödeme yeri, ödeme şekli ve ödenecek tutarın kesin, belirli ve uygun olmasını ifade eder. Ayrıca düzenlemeleri mükellefler tarafından kolayca anlaşılabilecek ve uygulanabilecek biçimde hazırlanmalıdır.

Vergilemede Tasarruf İlkesi

Vergilemede tasarruf ilkesine göre, vergileme işlem maliyetlerinin veya başka bir deyişle vergi toplama maliyetlerinin mümkün olan en düşük seviyede  olmasıdır. 

Verginin devlete olan maliyeti deyimi ile, sadece verginin tarh ve tahsil giderleri anlaşılmamalı buna vergilerle ilgili uyuşmazlıkların giderleri de eklenmelidir. Hatta, yükümlülerin vergileme dolayısıyla katlandıkları defter tutma, müşavirlik hizmetleri vb. giderlerinin de bu bağlamda ele alınması gerekmektedir.

Vergilemede Kanunilik (Yasallık) İlkesi

Verginin yasallığı (kanuniliği) ilkesi, vergi kurumunun hukuksal yapısının temel koşulu olup oranının, salınma biçiminin, alınma zamanının yönetim ve yükümlüler bakımından belirginliğine dayanır. Yükümlülere güven veren bu ilke, vergi yönetiminde de kararlılık sağlamakta, herkesi eşit biçimde kapsamına alan bir yurttaşlık görevinin göstergesini oluşturmaktadır.