VERGİ YARGISI

Vergi Davası Nedir? Vergi Davalarının Kapsamı

Vergi Davası Nedir?

Vergi davaları, ortaya çıkan vergi ihtilaflarının çözümüne yönelik olarak uyuşmazlıkların mahkemeye intikal etmesi durumunda söz konusu olmaktadır[1].

Vergi davaları, vergi, resim, harçlar ve bunlara ilişkin faiz ve cezalar ile kur farkı, fon ve benzeri şekilde isimlendirilen vergi benzeri mali yükümlülüklere ilişkin vergi yargısının önüne gitmiş uyuşmazlıkları ifade etmektedir.

Vergi Davalarının Kapsamı

İdari yollara başvurarak çözülemeyen veya bu yollara hiç başvurulmadan, yargısal anlamda çözümlenmek istenen uyuşmazlıklar vergi yargısının görev alanına girmektedir. Vergi davası açabilmek için, mükellefle idare arasında dava konusu yapılabilecek bir ihtilafın bulunması gerekir.

Kaçakçılık, kaçakçılığa iştirak, vergi mahremiyetini ihlal gibi Vergi Usul Kanununda yer alan hürriyeti tahdit edici ceza gerektiren durumlarda, vergi yargısı değil ceza mahkemeleri devreye girer.

Vergi davalarının kapsamını üç başlık altında toplamak mümkündür[2]:

1- Vergi Usul Kanununa tabi bulunan vergi, resim ve harçlar ile bunların faiz ve cezalarına ilişkin davalar,

2- Gümrük Kanununa göre ithalde alınan vergi ve resimler ve bunların cezalarına ilişkin davalar,

3- Kur farkı, fon ve benzeri şekillerde isimlendirilen Anayasa’da vergi benzeri mali yükümlülük olarak belirtilen yükümlülükler, inzibati para cezaları ile ilgili davalar.

4- Yukarıda yer verilen verilenlerin tümünün tahsilat aşamasına ilişkin ortaya çıkan ihtilaflarla ilgili davalar.

Vergi Davasına Konu Edilemeyecek İşlemler

Vergi davaları idari nitelikli bir davaların özel bir türüdür. İdarenin işlem ve eylemlerine karşı açılır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı ikinci maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olmaları nedeniyle, menfaati ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmıştır.

Hangi durumlarda vergi mahkemesinde dava açılabileceği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Dava konusu” başlıklı 378 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, Vergi Mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerince ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerekir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, vergi yargısında idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerin, verginin tarh edilmesi, vergi tevkifatı, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz, ödeme emri ve haciz gibi uygulanması halinde mükellefin menfaatini etkileyecek nitelikte sonuç doğuran işlemler olarak kabulü gerektiğini söylemek mümkündür.

Dipnotlar:

[1]Civan TURMANGİL, Vergi Davasının Hukuki Niteliği, http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/38/303/2857.pdf

[2] Vergi Davaları, Oluş Yayıncılık, Mayıs 2008, Ankara.

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s