MÜFETTİŞ ANILARI

MÜFETTİŞ ANILARI: BOYACI ÇOCUĞUN FERASETİ

müfettişler müfettişi mBakan danışmanlığı yaptığım sırada kurt bir özel kalem müdürü vardı. Her gelen ziyaretçi ile inanılmaz bir şekilde muhabbet konusu açma yeteneği vardı. Bir gün sırrını sordum. “Çok basit.” dedi. “Gelen genç ise hayallerini sorarım, yaşlı ise anılarını. Başlarlar konuşmaya.” Biz de anılara başladığımıza göre yaşlı kategorisine adım attık herhalde.

Maliye Teftiş Kuruluna 1996 Ekim ayında girdim. Üç yıl muavinlik var. Kendi aramızdaki takılmalarımıza göre, kamyon muavinliğinden sonraki en zor muavinlik.

Muavinliğin üçüncü yılı tek başınıza teftişe çıkıyorsunuz. Re’sen yetkili turne deniyor bu döneme. İki farklı orta büyüklükte ilçede Maliye Bakanlığı taşra birimlerini denetliyor, cevaplı rapor yazıyorsunuz. Mal müdürlüğü teftişlerinde kasa sayımını habersiz yapmanız gerektiği için gideceğiniz yere habersizce gitmeniz lazım. Meslekte ilk yıllarımız olduğu ve ilk defa tek başımıza teftişe gittiğimiz için bu habersiz gitme olayı muavinler arasında ayrı bir anlam kazanıyor.

Hele bir de muavinlikte Başmüfettiş bir üstadımızla yaptığımız ilk sayımda veznedar hanımın bayıldığını ve sayımı bırakıp Onu ayıltmak için uğraştığımızı düşününce bu vezne sayım olayı benim için ayrıca önemli.

İlk teftiş mahalli Adana Ceyhan. Vergi dairesi teftişi var. Teftiş bitiyor sonraki durak Kayseri Pınarbaşı. Mal müdürlüğü teftişi yapılacak ve vezne sayımı ile başlanacak.

Turneye çıkmadan birkaç önce ikinci el bir Fiat Tempra SX almıştım. Ceyhan’dan Pınarbaşı’na arabayla yola koyuldum. Sabah çok erken çıktım. Amacım saat 9-10 gibi mal müdürlüğüne gidip vezne sayımı yapmak. Yolculuk sırasında rahat bir şeyler giydim. Takımı arabanın arka tarafına koydum. Ayakkabımı değiştirmemişim.

Ceyhan’dan yola çıkıp Osmaniye, Nurdağı, Kahramanmaraş, Göksun, Sarız derken Pınarbaşı’na geldim. Biraz zor bir güzergah seçmişim. Yolda bir kaç kez mola verip açılmak için dolaştım.

Pınarbaşı küçük bir Anadolu şehri. Aslında re’sen yetkili turne için belirlenen standartların oldukça altında. Turne programını hazırlayan Başkan Yardımcısı Üstad, teftişi hızlıca bitirip yeterlilik sınavına mı çalışayım diye böyle bir küçük bir ilçe seçti bilmem.

İlçeye varmadan birkaç kilometre önce durup lacileri giydim. Ancak, bir de baktım ayakkabılar toz içinde, berbat. Neyse, şehre girince arabayı boyacı bir çocuğun olduğu kaldırımın karşısına park ettim.

Ayakkabıyı boyatırken, çocuk bana baktı ve “Abi ne iş yapıyorsun dedi?“.  Tıraş olurken de ayakkabı boyatırken de fazla muhabbeti sevenlerden değilim. O yüzden, berber tercihimde birinci kriter az konuşması, ikinci kriter ustalığıdır. Ama, çocuk masumane soruyor. Cevap vermemek olmaz.

Vezne sayımı var, kimseye müfettişiz demek istemiyoruz. Ama yalan söylemek de uygun değil. Konuyu geçiştirmek için boyacı çocuğa dönüp, “Sence ben ne iş yapıyorum.” diye sordum. Vereceği cevaba göre konudan konuya geçeceğim. Plan basit ama mükemmel gözüktü.

Çocuk şöyle bir baktı,sonra “ABİ SEN MÜFETTİŞSİN.” dedi.

Dakka bir, gol bir. Boyacı çocuk bile müfettiş olduğumuzu anladı deyip, hızlı adımlarla vezneye doğru gittim.

Yıllar sonra geriye dönüp bakıyorum. Benim müfettiş olduğumu bilmek boyacı çocuğun ferasetini mi gösteriyordu? Yoksa, yaz günü herkesin kısa kol gömlek ve tişörtle dolaştığı bir ortamda takım elbiseli, elinde siyah bir çanta olan adam tipinin doğrudan Müfettişi çağrıştırmasını mı? Ben ilk şıkka yordum.

Hasan AYKIN

E. Maliye Başmüfettişi

 

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s