VERGİ AKADEMİ

İHTİCACA SALİH OLMAK (BULUNMAK) NE DEMEKTİR?

İhticaca salih bulunmamak, vergi incelemeleri sırasında sık karşılaşılan ve re’sen tarhiyat  için kullanılan “sihirli” bir kavramdır. Peki nedir ihticaca salih olmamak veya bulunmamak? Defter ve belgeler hangi durumda ihitcaca salih bulunur, hangi durumda bulunmaz? İhticaca salih bulunmamak tarhiyatı nasıl etkiler? Aşağıda konuyu ana hatları ile ve özet bir şeklide sunmaya çalıştık.

Vergi Mevzuatımızda İhticaca Salih Bulunmak ve Bulunmamak Kavramları

 “İhticaca Salih Bulunmak” kavramı vergi mevzuatımızda Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinde iki kez geçmektedir.

VUK’un “Re’sen Vergi Tarhı” başlıklı 30 uncu maddesi uyarınca, defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması durumu, re’sen takdir nedeni olarak kabul edilmektedir.

Aynı maddede, vergi beyannamesinin kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş olması durumunda, mükellefe, takdir komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunacağı hüküm altına alınmıştır. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak miktardan fazla olamaz.

Dolayısıyla defter ve belgelerin ihticaca salih bulunmaması re’sen vergi tarhına yol açan bir neden olarak mükellefin aleyhine sonuç doğururken, ihticaca salih olan defterler  ve belgelerin mükellefin lehine sonuçlar doğurmaktadır.

Mevcut düzenlemelere göre, verginin “re’sen tarh edilmesi” mükellefe kesilecek genel usulsüzlük cezaları açısından bir etki ortaya çıkarmaktadır. VUK 352 inci maddesine göre; usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilmektedir.

Tarhiyatın re’sen yapılıp yapılmadığı hususu, vergi ceza sisteminin 4369 sayılı kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde uygulanacak cezanın kusurdan ağır kusura dönüşmesi şeklinde etkide bulunması nedeniyle daha büyük öneme sahipti. Ancak, mevcut haliyle, genel usulsüzlük cezasına ilişkin sınırlı bir etkiye sahiptir.

Peki nedir “ihticaca salih bulunmak”?

Tamlama şeklindeki kavram iki kelimeden oluşuyor: “ihticac” ve “salih”.

Her iki kelime de Arapça kökenli. İhticac kelimesi; bir konuyu, sorunu açıklığa kavuşturup ispat etmek üzere delil göstererek hüküm verme anlamına gelmektedir.

Salih kelimesi, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğe göre; (1) Elverişli, iyi, uygun, yakışır, (2) Yetkisi, hakkı olan anlamlarına gelmektedir.

Yukarıdaki açıklamalara göre “ihtacaca salih bulunmak” veya “ihticaca salih olmak” kavramı; bir konuyu, meseleyi hüküm vermeye elverişli şekilde delillendirmek anlamına gelmektedir.

Vergi Usul Kanunu kapsamında defter ve belgelerin ihticaca salih bulunması, matrahın tespit ve tayininde mükellefin defter ve belgelerinin elverişli delil olma niteliğine sahip olmasını ifade etmektedir. Başka bir deyişle gerçek, usulüne uygun, zamanında ve düzgün yapılmış kayıtlar ve buna ilişkin düzenli ve gerçek belgelerin varlığının bulunmasını ifade etmektedir.

Defter ve Belgelerin Noksan, Usulsüz ve Karışık Olması Her Durumda İhticaca Salih Bulunmamak Anlamına mı Gelir?

İncelemeler sırasında defterler ve belgelerin, noksan, usulsüz ve karışık olması durumunda matrahın tayini için bunların yeterli delil niteliğinde olmadığı, başka bir deyişle “ihticaca salih bulunmadığı” gerekçesi ile “re’sen vergi tarhı söz konusu olmaktadır. Bu kapsamda incelemelerde;

  • Mükellefin defterinde eksik yapılmış kayıtların mevcudiyeti,
  • Defterlerin bazı sayfalarının bulunmaması,
  • Hesapların tek düzen muhasebe sistemine göre yapılmaması,
  • Hesap kayıtlarının ilgisiz hesaplara yapılması nedeniyle karışık olması,
  • Belgelerin eksik olması,
  • Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılması
  • ve benzeri

durumlarda deftelerin ihticaca salih bulunmadığından bahsedilmektedir.

İncelemelerde bazı ilginç, hatta çelişkili uygulamalarla da karşılaşılmaktadır. İnceleme elemanı bir nedenle defter ve belgelerin ihticaca salih bulunmadığından bahisle re’sen vergi tarhı önermekte, ancak inceleme yaparken mükellefin defter ve belgeleri dışında başka hiçbir delil veya araca da başvurmamaktadır. Bu durumda, defter ve belgelerin gerçekten ihticaca salih bulunmayacak derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğunu iddia etmek bir hayli güçleşmektedir. Bu nedenle, defter ve belgelerin ihitcaca salih bulunmaması nedeniyle re’sen vergi tarhı önerisinde bulunurken, defter ve belgelerin, noksan, usulsüz veya karışık olması gibi unsurların matrahın doğru tespitine imkan vermeyecek derecede olup olmadığı hususunun da ortaya konulması gerekir.

Danıştay 4. Dairesi’nin 13.10.1987  gün ve E.No: 1987/ 1424, K. No: 1987/2870 sayılı kararının gerekçesinde yer alan; “Bilanço esasına göre defter tutulması gerekli iken işletme hesabı esasına göre tutulan defter ve bu defterdeki kayıtlarla, onları dayandığı belgelerin vergi matrahının doğru ve kesin olarak belirlenmesine elverişsiz bulunduğu yolunda hiçbir saptama yapılmaksızın, salt bu defterin bilanço esasına göre tutulmamış olması, gereği matrahının doğru ve kesin olarak tespitini olanaksızlaştırmış sayılamaz.” ifadeleri yukarıdaki paragraftaki kanaatimizi teyit eder mahiyettedir.

Danıştay 4. Dairesi’nin 29.12.1999 gün  ve  E.No: 1999/191, K. No: 1999/5325 sayılı kararının hüküm kısmı da benzer mahiyette olup aşağıda sunulmuştur:

“Olayda, inceleme elemanıtarafından işletmenin uğraş konusuna ilişkin mal ve giriş çıkışları yönündenrandıman hesaplamaları yapılarak, kayıtdışı hasılat bulunmuş ve bu durum defter ve belgelerin ihticaca salih olmadığının kanıtı kabul edilerek re’sen takdir sebebi yaratılmıştır. Ancak davacının defter ve belgelerinin noksan, usulsüzve karışık olduğuna dair başkaca açık ve inandırıcı bir tespit ve hukuken geçerli deliller ortaya konulmadığından, olayda Kanun’da öngörülen anlamda bir re’sentarh nedeninin varlığından söz edilemez. Randıman yöntemiyle inceleme yapılması, maddi olmaktan ziyade tahmin ve kanaat unsurlarının ağırlıkta olduğu sonucunu doğurur ki bunun defter ve belgelerin açık olarak ihticaca salih olmadığını gösterdiğini söylemek mümkün değildir. Bu durumda, defter kayıtlarıyla belgelerin vergi incelemesi için yeterli olmadığı kesin ve açık olarak ortaya konulmaksızın tahmin ve kanaate dayalı olarak bulunan matrah üzerinden salınan gelir ( stopaj )vergisinde isabet görülmemiştir.”

Defter ve belgelerin ihticaca salih bulunmaması gerekçesi ile re’sen vergi tarhiyatı öneren incelemelerin sadece ve tamamen söz konusu defter ve belgelere dayalı olarak gerçekleştirilmesi durumunda, incelemenin kendisinin de “ihticaca salih bulunmaması” durumundan bahsetmek söz konusu olacaktır.

 

07.02.2018

Dr. Hasan AYKIN

Vergidosyasi.com

 

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s