VERGİ AKADEMİ

İNCELEMEYE İBRAZ OLUNMAYAN DEFTER VE BELGELERİN DURUMU

İncelemeye ibraz edilmeyen ancak, yargı aşamasında sunulan defter ve belgelerin yargı organlarınca ne şekilde değerlendirildiği konusunda Turgut CANDAN tarafından yapılan değerlendirmeleri aynen sunuyoruz:


İNCELEMEYE İBRAZ OLUNMAYAN DEFTER VE BELGELERİN DURUMU

Vergi Usul Kanununun 253’üncü maddesi, bu Kanuna göre defter tutmak zorunda olanların, tuttukları defterlerle, Kanunun Üçüncü Bölümünde yazılı belgeleri, ilgili bulundukları yılı izleyen takvim yılından itibaren beş yıl süre ile muhafaza etmek zorunda oldukları açıklandıktan sonra¸aynı Kanunun 256’ncı maddesinde de, mükelleflere, muhafaza süresi içerisinde olmak kaydıyla, söz konusu belge ve defterleri incelemeye ibraz etme ödevi getirilmiştir.

Bu iki ödevin amacı, 3’üncü maddenin “B” bendinin ilk fıkrası dolayısıyla açıklamış olduğumuz, vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetlerinin ortaya çıkarılabilmesini olanaklı kılmaktır.

Vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetlerini ortaya çıkarma durumunda olan, Vergi İdaresi olduğuna göre, ibraz ödevinin ona karşı olması doğaldır. Esasen, düzenlemenin söylediği de, budur. Bu durum, ayrıca, Türk Kamu İdaresinin tabi olduğu “İdari Rejim”in de gereğidir.

Hukuki durum bu olmakla birlikte; uygulamada, vergi denetiminden kaçınmak isteyen kimi vergi mükelleflerinin, usulüne göre kendilerinden istenilmiş olmasına karşın, defter ve belgelerini inceleme elemanına değil de, dava açtıklarında, getirip, vergi incelemesi yapma yetkisi olmayan, vergi mahkemesine ibraz etmelerine; vergi mahkemesinin de, tayin ettiği bilirkişinin biçimsel incelemesine dayanarak, dava hakkında karar vermesine, sıkça, rastlanmaktadır.

Bu tür uygulamanın, denetim ve yargılama sisteminin ters işlemesine; gerçek mahiyetin, bilirkişinin yapmış olduğu biçimsel incelemeye feda edilmesine yol açtığı, izahtan varestedir.

Bu yüzden; Danıştay, son zamanlarda, önceki içtihadından vazgeçmiş ve ilk kez mahkemeye ibraz olunun defter ve belgelerin, Vergi İdaresinin incelemesine ya da bilgisine sunulmaksızın, bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava hakkında hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığına karar vermeye başlamıştır.

Bu yeni içtihat, bir yargılama usulü kuralı olan, “silahların eşitliği ilkesinin” de gereğidir.

 

Konuya İlişkin Bir Yargı Kararı: 

Dan. 3.D., 20.1.1988, E: 1987/653, K: 1988/126: Vergi Usul Kanununun 253’üncü maddesinde, bu Kanunda yazılı defterlerin 5 yıl süre ile saklan­ması, 256’ncı maddesinde de, istendiğinde yetkili makam ve mercilere ibraz edilmesi zorunluluğunun getirildiği; olayda ise, 1982 dönem başı stoğunun tes­piti için 1981 takvim yılı defterlerini isteyen inceleme elemanına bu defter­leri yaktığını ve ibraz edemeyeceğini söyleyen davacının, anılan defterleri Vergi Mahkemesine ibraz ettiği, Mahkemece de zamanında tasdik ettirilmiş bulunmaları sebep gösterilerek delil kabul edilip yargısal incelemeye esas alınan bu defterlere dayanılarak davacı lehine karar verildiği anlaşılmış olup, defterleri, yaktığını söylemekteki amacı inceleme elemanından bazı bilgileri gizlemek olan davacının, defterlerde incelemenin sonuçlarını etkisiz kılacak düzeltmeler yapmasına defterin dönem başında tasdik ettirilmiş olması en­gel olamayacağından, bu defterlere hukuki değer atfının mümkün olmadığı hk.

 

Kaynak: 

Turgut CANDAN, VERGİ YARGISINDA İSPAT, https://turgutcandan.com/2012/11/08/vergi-yargisinda-ispat/

 

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s