VERGİ AKADEMİ

Vergi Hukukunda Belge ve Kayıt Düzeni ve İlk Görünüş Karinesi

Vergilemede vergiyi doğuran işlemin ortaya konulması açısından belge ve kayıt düzeni hayati öneme sahiptir. Vergi kanunlarında vergiyi doğrun olayın vergi kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen belgelerle tespiti “belge düzenini” ifade ederken; bu belgelerin vergi mevzuatında öngörülen usul ve esaslara uygun şekilde defterlere süresi içinde kaydedilmesine “kayıt düzeni” adı verilir Bunların bütününe ise “belge ve kayıt düzeni” denir.

Vergi hukukunda geçerli belge ve kayıt düzeni ile, mükelleflerin ve mükelleflerle hukuki ilişkide bulunan üçüncü kişilerin vergi ile ilgili işlem ve durumlarının belirlenmesi ve  gerektiğinde denetlenmesi, incelenmesi ve tespiti amaçlanır. Vergi hukukunda öngörülen belge ve kayıt düzenine uygun tarzda düzenlenen belge ve defterlere yapılan kayıtlar, “İlk Görünüş ya da Doğruluk Karinesi”nden yararlanır. Bunun anlamı,  usulüne uygun şekilde ve zamanında düzenlenmiş belgeler ile defter kayıtlarının aksi kanıtlanmadığı delil niteliği taşımasıdır.

Bu ön kabul gereği, Vergi İdaresi, vergilendirme işlemlerini, aksini kanıtlayıncaya kadar, ilgili mükellefin bu belge ve kayıtlarına dayandırmak zorundadır.

İlk görünüş karinesi, mükelleflerin yapmış oldukları beyanlarının doğru kabul edilmesi esasına dayanır. Bu karineye göre mükelleflerin beyanlarının dayanağını teşkil eden defter, kayıt ve belgelerinin doğru olduğu karine olarak kabul edilir. Bunların aksini iddia eden idare bunu ispatlamakla yükümlüdür. Mükelleflerin bu karineden yararlanabilmeleri için defter kayıtları yapılmış olan işlemlerin belgelerinin, kanunda belirtilen haller dışında,  mevcut olması gerekir. 

İlk görünüş karinesi mükellef lehine bir karinedir. İdare hayatın olağan akışı karinesine dayanarak belge düzenine uyan mükelleflerin yararlanmış olduğu ilk görünüş karinesini çürütebilir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirerek mükellefe geçer. Yani mükellef yapmış olduğu işlemlerin vergi doğurmadığını veya iktisadi, teknik ve ticari icaplara uygun olduğunu ispatlayabilmelidir.

Bir adi karine olan ilk görünüş karinesinin aksinin bunu iddia eden; yani Vergi İdaresi tarafından kanıtlanması, herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğu yolundaki genel kural gereğidir. Bu kanıtlama yapıldığı takdirde; mükellefin belge ve kayıtlarına itibar edilemez (VUK. md. 30/2/6).

Bu kanıtlamayı, Vergi İdaresi, kullanılan belgelerin sahteliğini veya ihtiva ettiği vergiyi doğran olayın veya bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek duruma uygun olmadığını; örneğin, teknik icaplara aykırı olduğunu ortaya koyarak yapar.

vergidosyasi.com

 

KAYNAKLAR:

Neslihan KARATAŞ DURMUŞ, “VERGİ HUKUKUNDA İSPAT VE DELİL”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVIII, Y. 2014, Sa. 3-4, s.514

Turgut CANDAN, VERGİ YARGISINDA İSPAT, https://turgutcandan.com/2012/11/08/vergi-yargisinda-ispat/

 

 

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s