KATMA DEĞER VERGİSİ

KATMA DEĞER VERGİSİNİN ÖZELLİKLERİ

KATMA DEĞER VERGİSİNİN ÖZELLİKLERİ

KDV esas itibariyle bir iktisadi işletme çerçevesinde malların teslimi ve hizmetlerin ifası sırasında satıcı fiyatı üzerinden ve bu fiyata tamamen orantılı olarak konulan genel bir tüketim vergisidir.

Ödeme nihai aşamaya (tüketiciye satış) kadar birbirini izleyen üretim, dağıtım ve ticari aşamaları arasında bölünür. Ancak aşamaların sayısı tüketicinin ödeyeceği vergi miktarını etkilememektedir. Görüldüğü gibi, KDV çok aşamaları genel, yayılı bir satış vergisi olup, nihai tüketimi hedef almaktadır. Ekonominin sadece imalat, toptan perakende gibi bir aşamasında ve belirli mallardan alınan bir vergi olmayıp, iktisadi işletme çerçevesinde hiçbir ayırım gözetilmeksizin bütün mal ve hizmetleri kavrayan bir vergidir.

KDV her ne kadar bir mal nihai tüketime konu oluncaya kadar geçirdiği birden fazla aşamada vergilendirme yapıyorsa da sonuçda devletin kasasına giren vergi tutarı, perakende aşamada tahsil edilen vergi miktarına eşittir. Vergi yükü bütünüyle nihai tüketici tarafından üstlenilmektedir.

KDV tahsilatı perakende aşamada uygulanan orana göre belirlendiğinden, mal ve hizmetlerin tüketilebilir hale getirinceye kadar geçirdiği ara aşamalarda uygulanan daha düşük veya yüksek oranların fiskal (mali) yönden bir önemi bulunmamaktadır.

Her ne kadar bir mal nihai tüketime konu oluncaya kadar geçirdiği aşamalarda farklı oranlarda KDV’ye tabi tutulsa bile, devletin kasasına giren vergi miktarı, nihai aşamada perakendeci fiyatına ilave edilen KDV kadar olmaktadır. Dolayısıyla perakende aşamada tespit edilen oran çok önemlidir. Perakendeden önceki safhalarda da aynı oranın uygulanması şart değildir. Bu nedenle vergi güvenliği ve ekonomik zaruretler nedeniyle farklı oranların uygulanması gerekebilir.

Diğer taraftan, dolaylı bir vergi olması nedeniyle KDV sosyal bir rol da oynamak zorundadır. KDV kişilerin sosyal durumları ile ilgilenmez ve ayırımcılık yapamaz. Buna rağmen genellikle dar ve orta gelirli ailelere hitap eden mal ve hizmetlerin vergi oranlarını düşük tutmak suretiyle vergilendirmede sosyal adaleti sağlamaya çalışır.

Satıcılar tarafından satın alınan mallar nedeniyle ödediği KDV açıkça üstlenilmemektedir. Zira ödenen vergi, ödenmesi gereken vergi tutarından indirilmektedir. Dolayısıyla KDV, satın alınan ve satılan malların maliyet bedellerinin bir unsuru değildir. Ayrıca, KDV, mal nihai tüketiciye satılıncaya kadar bütünüyle devlet tarafından kabul edilmemektedir. Bu aşamaya kadar yapılan tahsilatlar geçicidir. Çünkü sadece nihai tüketici indirim hakkından yararlanamamaktadır.

Mükellefin önemi; KDV uygulamasında en aktif rol vergiyi alıcıdan tahsil eden kişi olması nedeniyle mükellef tarafından oynanmaktadır. Diğer taraftan, vergi indirim hakkı sadece mükellefe ait olup hesaplanan vergiyle indirilebilir vergi arasındaki farkı mükellef tarafından devlete ödenmektedir. KDV Kanunu’na göre vergi mükellefi malı teslim edenler veya hizmeti ifa edenler olarak hüküm altına alınmıştır. Ancak verginin gerçek mükellefi yukarıda da belirttiğimiz gibi tüketicilerdir.

Uygulamada mükelleflerin görevi vergiyi nihai tüketiciden devlet adına tahsil etmek ve devlete aktarılmasını sağlamaktır.

Katma Değer Vergisi vergi indirimi esasına dayanır. KDV teorisinde iki türlü vergi indirimi sistemi bulunmaktadır:

— Matrahtan matrah indirimi,

— Vergiden vergi indirimi

KDV sisteminde benimsenen usul, vergiden vergi indirimi (déduction) mekanizmasıdır. Bu mekanizma sayesinde KDV hiçbir halde malların veya hizmetin maliyet fiyatının bir unsuru olmamaktadır. Herhangi bir KDV mükellefi ithalatta veya yurt içi alımları dolayısıyla ödediği KDV’ni müşterilerinden tahsil ettiği KDV’den indirmekte, dolayısıyla ödediği KDV hiçbir zaman üzerinde kalmamaktadır. Mükellefin ödediği KDV alacağını; teslim ettiği malların fiyatı üzerinden hesaplanan KDV ise mükellefin borcunu teşkil etmektedir.

Uygulamada vergi indirimi işlemden işleme yapılmayıp, Kanunla tespit edilmiş dönemlerde bir defada bütün işlemler için toplu olarak yapılmaktadır. Dönem sonunda borcuyla alacağı arasındaki müspet veya menfi fark, mükellefin ödeyeceği veya bir sonraki döneme devredeceği KDV tespit edilmektedir.

Her mükellef vergiye tabi olan mallarla vergiye tabi olmayan mallar için ödeyeceği KDV’yi açıkça bilmektedir. Vergi malların KDV’siz fiyatları üzerinden hesaplanmaktadır.

İthalat, her nevi ithalat KDV’nin konusunu teşkil etmektedir. KDV’de prensip olarak ülke içinde üretilen mallar ile ithal edilen benzer mallar aynı vergi oranına tabidir. Burada bir ayrım (discirimination) yapmak mümkün değildir.

İhracat, yurt dışına çıkarılan mallar prensip olarak vergiye tabi değildir.

KDV tarafsız bir vergidir, bunun anlamı, ekonomik sektörler ile toplumsal kesimler arasında herhangi bir farkın gözetilmemesidir. Üretim ve ticari aşamalarının sayısı devlet gelirlerinin miktarını etkilememektedir. Başka bir deyimle toplam devlet geliri üretim ve ticari aşamalarının sayısına göre değişmemektedir.

Maliyeti düşürücü işlemler rekabetin avantajlarını daha çok artırdığından KDV tarafından da desteklemekte ve bundan hem müteşebbis hem de tüketici yararlanmaktadır.

KDV, vergi kayıp ve kaçakları ile mücadelede etkin bir silahtır. KDV’de vergi oranları gider vergilerine göre çok daha düşüktür. Matrah, üretim ve dağıtım zincirinin muhtelif aşamalarında bölünmesi nedeniyle mükellefler vergi yükünü daha az hissettiklerinden, kaçakçılık eğilimi azalmaktadır.

Diğer taraftan, mükellefin KDV ödememeleri lehine değildir. Bu durumda söz konusu mal veya hizmet için hesapladığı verginin tamamını vergi dairesine ödemek zorunda kalır.

Buna göre, KDV belge almayı teşvik ettiğinden mükellefler arasında menfaat çatışması yaratılmaktadır. Çünkü mükellef sattığı mal ve hizmetler nedeniyle hesaplanan KDV’den, bu mal veya hizmetlerin satın alınması veya imalatı için ödediği vergileri indirebilmesi için belge almış olması zorunludur. Başka bir deyimle

Mükelleflerin vergi indirim hakkından yararlanabilmesi için fatura talep etmeleri lehlerine olacaktır.

KDV’nin kendinden beklenen direkt ve endirekt fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için mutlaka her işlemde belge düzenlenmesi zorunludur.

KDV’nin net veya brüt kâr ile bir ilişkisi yoktur. KDV bir malın maliyet bedeli veya satın alma fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark üzerinden tahsil edilmemektedir. Her işlemde vergi hesaplanmasına rağmen belirli bir dönemdeki işlemler birleştirilmekte, ödenen vergiler için toplu vergi indirimi yapıldıktan sonra, varsa geriye kalan kısım ödenmektedir.

Devlete ödenecek vergi miktarı, vergiden vergi indirimi yoluyla tespit edilmekte ve dolayısıyla gerçekleşen kâr miktarıyla hiçbir şekilde ilgilendirilmemektedir. Başka bir deyimle zarar eden bir işletme KDV ödemek durumunda olabilir. Buna karşılık kâr eden bir işletmenin ise, ödemesi gereken KDV bulunmayabilir.

İstisnalar KDV’nin mantığına uygun değildir. KDV tek aşamalı vergilerden farklıdır. Bir mükellefte yapılan bir işlem muhatabı diğer mükellef nezdinde de sonuçlar doğurur. İstisna ise vergi indirimi imkanını ortadan kaldırdığı için sistemde aksaklıklara, kaçaklara yol açabilir.

KDV yansıtılabilir bir vergidir. Verginin “yansıtılabilirlik” özelliği nedeniyle yükümlü başlangıçta işlemi yapan kişi veya kurum ise de asıl vergi yükü vergiyi ödeyen ve indirim hakkı olmadığı için kendi üzerinde kalan nihai tüketici mükellef durumundadır. Sadece vergiyi tahsil edip vergi dairesine yatıran kişinin mükellef olduğu, asıl vergi yükü üzerinde kalan mükellef ise bu vergi ile ilgisi olmadığını kabul etmenin ise “mükellefiyet” kavramı ile bağdaşamayacağı kuşkusuzdur. Ama ne var ki Kanun nihai tüketiciyi vergi işlemlerini gerçekleştirmek bakımından mükellef olarak kabul etmemektedir.

 

 

Not: Bu yazı, Vergi Konseyi KDV Çalışma Grubu Raporundan alınmıştır. 

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s