KATMA DEĞER VERGİSİ

Özelge: Defterlerin Kanuni Süresinden Sonra Tasdik Ettirilmesi Durumunda Harcamaların VUK, KDV ve Kurumlar Vergisi Karşısındaki Durumu

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı:62030549-125[8-2012/303]-1312                  23/08/2013

Konu:  Tutulması zorunlu defterlerin kanuni süresinden sonra tasdik ettirilmesi nedeniyle yapılan harcamaların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile kdv ve vuk yönünden değerlendirilmesi.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, şirketinizin 23/01/2012 tarihinde kurulduğu, tutulması zorunlu olan defter tasdiklerinin unutularak kanuni süresinde yapılmadığı ve defter tasdiklerinin 26/06/2012 tarihinde yapıldığını belirterek, şirketiniz tarafından beyan edilen gelir-giderlerinizin, hesaplanan ve indirilebilecek katma değer vergisinin vergi kanunları açısından nasıl değerlendirileceği ile geç tasdik ettirilen defterlerinizi 2012 yılı sonuna kadar kullanılıp kullanılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re’sen takdir olunmuş sayılır.” hükmü yer almaktadır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre, bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi halinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilmekte ve verginin re’sen tarhını gerektiren nedenler arasında düzenlenmektedir.

Kanunun “Defter Tutacaklar” başlıklı 172 nci maddesi gereğince defter tutmak zorunda olanların, Kanunun 220 nci maddesinde sayılan defterleri 223 üncü maddede belirtilen tasdik makamına 224 ve 225 inci maddelerde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde tasdik ettirmeleri gerekmektedir.

Aynı Kanunun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 inci maddesinde, Kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlardan yeniden işe başlayanların, sınıf değiştirenlerin ve yeni bir mükellefiyete girenlerin işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce bunları tasdik ettirmeye mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 352/1-8 inci maddesine göre, tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesini, kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilen defterler ise tasdik ettirilmemiş sayıldığından, aynı zamanda Vergi Usul Kanununun 30/3 üncü maddesi gereğince re’sen takdiri gerektirmektedir.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29/3 maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hükme bağlanmıştır.

23 seri no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin H/3 bölümünde ise konu ilgili açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre, tasdiksiz de olsa kanuni defterlere ilgili takvim yılı içinde kaydedilen faturaların Katma Değer Vergisi Kanunu açısından yapılacak incelemede veya dönem matrahının takdiri sırasında gerçek olduklarına kanaat getirilmesi ve verginin satıcı tarafından beyan edildiğinin tespit edilmiş olması kaydıyla bu belgelerde gösterilen katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmaktadır.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

Buna göre, şirketinizce tasdiksiz de olsa kanuni defterlere kaydedilen ilgili yıl elde etmiş olduğunuz gelirleriniz ile yapmış olduğunuz giderlerin kurum kazancının tespitinde dikkate alınarak geçici ve yıllık kurumlar vergisi beyannamelerinizin verilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, defterlerinizi zamanında tasdik ettirmemenizin re’sen tarhiyat nedeni olması bunun da ancak vergi inceleme elemanlarınca veya takdir komisyonunca yerine getirilmesi sebebiyle yapılacak inceleme veya matrah takdiri üzerine gerekli işlemlerin yapılacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s