GENEL

KARAKUŞİ ADALETİ: “Adaletinle Bin Yaşa(!)”

Merhum Demirel’in kendisine yöneltilen bir soruya fıkra ile cevap verirken anlattığı Karakuşi Kadı adaletine ilişkin cümleler aşağıda sunulmuştur(1):

“Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken, burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek duruyor. Karakuşi Kadı, fırıncıya ‘Ben bunu aldım’ demiş.
Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.
Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: ‘Hani bizim ördek?’ diye sormuş.
Fırıncı boynunu büküp ‘Uçtu’ deyince, iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarmış; korkusundan kaçmaya başlamış. Gayrimüslim vatandaş da peşinde koşuyor.
Duvardan atlarken, öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmez mi! Kadın oracıkta düşük yapmış; kocası da fırıncının peşine düşmüş. Fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış…
Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler, hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı’nın karşısına çıkarmışlar.
Ördeğin sahibi, ‘Bu adam ördeğimi hiç etti’ diye şikâyet etmiş.
Kadı, fırıncıya sormuş: ‘Ne yaptın bu adamın ördeğini?’

Fırıncı ‘Uçtu’ demiş.
Kadı, kara kaplı defterini açmış: ‘Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar ‘Uçar’ anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil’
diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.
Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşın şikâyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: ‘Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o Müslüman’ın tek gözü çıkarıla…’
Karakuşi Kadı, ‘Şimdi’ demiş, ‘Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.’
Tabii gayrimüslim şikâyetinden hemen vazgeçmiş.
Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da, Karakuşi Kadı, ‘Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.’ diye hüküm kesmiş
Böyle olunca adam da, şikâyetini anında geri almış.
Kadı Yahudi’ye sormuş: ‘Senin şikâyetin ne?
Yahudi ellerini açmış, ‘Ne diyeyim kadı efendi’ demiş, ‘Adaletinle bin yaşa sen, e mi !’

Konuları fıkralaştırarak herkesin anlayacağı hale getiren Demirel, hikâyeyi anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek, kıssadan hisse karmış:  “Ananı öpen, kadı ise, kime şikâyet edeceksin? Bugün ülkedeki durum bu! Anladınız mı?”(1)

Karakuşi kadı bir gün bir fırının önünden geçerken burnuna mis gibi bir koku gelmiş.
Bakmış koku fırından geliyor. Fırına girmiş ve nar gibi kızarmakta olan bir ördek görmüş.
Demiş; “ben bu ördeği aldım”.

Fırıncı, her ne kadar “bu ördeğin sahibi var” dese de,  Kadı bu karşı gelinir mi?
Fırıncı, paket yapmış ve ördeği vermiş.

Az sonra ördeğin sahibi gelmiş ve “hani bizim ördek?” demiş. Fırıncı ne yapsın, “uçtu” demiş.

Uçardı, uçamazdı, derken kavga başlamış. Kavga sırasında araya giren bir gayrimüslimin gözü çıkmış. Gayrimüslimin gözünü çıkardığını gören fırıncı, korkmuş ve başlamış kaçmaya. Gözü çıkan adam da başlamış fırıncıyı kovalamaya.

Fırıncı kaçarken bir duvarın üstün atlamış ve hamile bir kadının üstüne düşmüş. Hamile olan kadın çocuğunu düşürmüş.
Bunu gören kadının kocası da düşmüş fırıncının peşine.

Can havliyle kaçmakta olan fırıncı, Yahudi bir vatandaşa çarpmış ve adamı düşürmüş. Buna kızan Yahudi de başlamış fırıncının peşinden koşmaya.

Derken, zaptiyeler hepsini derdest edip Karakuşi Kadı’nın önüne çıkarmış. Karakuşi Kadı sırayla sormuş.

Ördeğin sahibi; “bu adam ördeğimi iç etti” demiş. Karakuşi Kadı fırıncıya sormuş, “ne yaptın bu adamın ördeğini?”
Zavallı fırıncı “sen aldın Kadı efendi” diyememiş tabi, “uçtu” demiş.
Kadı efendi, kara kaplı defterini açmış ve demiş, “ördek tayyardır”, tayyar uçar anlamına gelir, o halde ördeğin uçması suç değil, fırıncının kabahati yok” diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.

Kadı, gayrimüslim vatandaşa sormuş, “senin şikâyetin nedir?”
Gayrimüslim vatandaş, “bu adam benim gözümü çıkardı, onun da gözü çıkarılsın” demiş. Kadı efendi kara kaplı defterinden bir sayfa çevirmiş ve “her kim gayrimüslim vatandaşın iki gözünü çıkara, o müslümin tek gözü çıkarıla” demiş.
Gayrimüslim vatandaş, “ne olacak şimdi” demiş.
Kadı, “şimdi” demiş, “fırıncı senin diğer gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız”. Bunu duyan gayrimüslim hemen şikâyetinden vazgeçmiş ve fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

Sıra gelmiş çocuğunu düşüren kadının kocasına… Kadı efendi, kara kaplı defterinden bir sayfa daha çevirmiş ve “tamam” demiş. “Sen de karını bu fırıncıya vereceksin, fırıncı düşen çocuğun yerine yenisini koyacak” demiş. Tabi kadının kocası derhal vazgeçmiş şikâyetinden. Böyle olunca fırıncı bu davadan da kurtulmuş.

Kadı efendi, nihayet Yahudi vatandaşa dönmüş ve “senin şikâyetin ne bre” demiş. Yahudi ellerini açmış “ne diyeyim Kadı efendi” demiş, “adaletinle bin yaşa sen emi”..!

Kategoriler:GENEL

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s