GENEL

Şirketlerin ortaklarına faiz karşılığı olsun ya da olmasın borç para vermesi tefecilik suçunu oluşturur mu?

TEFECİLİK SUÇU

Türk Ceza Kanununda “tefecilik” suçu 241. maddede düzenlenmiştir. Madaye göre; tefecilik kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para vermek olarak tanımlanmıştır. Cezası ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır.

TCK’nın 242. maddesi uyarınca da tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması söz konusu olabilecektir.

 

TÜZEL KİŞİLERİN DURUMUNA İLİŞKİN GELİŞMELER VE BİR TEHLİKE

90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede tüzel kişilerin doğrudan veya ortak veya iştirakleri vasıtasıyla dolaylı olarak ortaklık ilişkisi içinde bulundukları diğer tüzel kişilere ödünç para vermelerinin tefecilik kapsamında değerlendirilmeyeceği açık bir şekilde düzenlenmiş idi.

Bilindiği üzere, 13.12.2012 tarihinde 28496 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu” ile 90 sayılı KHK yürürlükten kaldırılmış ve finansman işlemlerinin bu tarihten itibaren sadece bu kanun hükümlerine göre düzenlenmesi hükme bağlanmıştır. Böylece, 90 sayılı KHK’da tüzel kişilerin ilişkili kişilerine borç para verme işlemlerinin tefecilik suçu sayılmayacağına ilişkin açık düzenleme hukuk metinlerinden çıkmıştır. 6361 sayılı Kanunda da bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Yukarıda zikredilen hukuki gelişmelere bağlı olarak holdinglerin bağlı ortaklıklarına, şirketlerin ortaklarına faiz karşılığı olsun yada olmasın borç para vermesinin tefecilik suçu oluşturabileceği şeklinde bir algı oluşmaya başlamıştır.

Söz konusu algının, ceza pratiğine dönüşmesi istenmeyen ve arzulanmayan sonuçları ortaya çıkarabilecektir. İlginç bir şekilde tüzel kişi tefeciden bahsedilebilecektir.  Tüzel kişi için güvenlik tedbirleri uygulanırken, fiili işleyen gerçek kişiler hakkında ceza davası yürüyebilecektir. Böyle bir ihtimal dahi, sevimsiz bir duruma işaret eder. Pek çok kişinin tefeci kategorisine konulması gibi bir tehlikeyi beraberinde getirir.

Bu tehlikeyi gören Ankara YMM Odası Mevzuat İzleme ve Değerlendirme Komisyonu 26.012017 tarihli ve 2017 / 195 – 01 sayılı kararında konuyu incelemiş, ayrıntılı değerlendirme ve önerilerde bulunmuştur. Söz konusu değerlendirme ve önerilerin dikkate alınmasında fayda vardır.

Ankara YMM Odası Mevzuat İzleme ve Değerlendirme Komisyonu 26.012017 tarihli ve 2017 / 195 – 01 sayılı kararına ulaşmak için TIKLAYINIZ.

 

21.03.2017

Dr. Hasan AYKIN