VERGİ USUL

Hesap ve Muhasebe Hilesi Nedir? Ne Değildir? Değerlendirmeler

Giriş

Hesap veya muhasebe hilesinin ne olduğu, hangi kayıt ve işlemlerin bu kapsamda değerlendirileceği vergi incelemelerindeki en tartışmalı ve yoruma açık alanlardan birisidir.

Konuya ilişkin çok net bir tanımlama yapmak ve kesin kriterler koyarak hangi işlemlerin hesap veya muhasebe hilesi olduğunu baştan söylemek güçtür. İşletmeye, işleme ve işlemin yöneldiği amaca göre muhasebe hilesi ile muhasebe hatası arasında gidip gelmek mümkündür. Başka bir deyişle, muhasebe hilesi ile hatası arasındaki çizgi çok incedir.

Bu kısa yazıda, çok kalın çizgilerle hangi işlemlerin muhasebe hilesi olduğunu belirtme gibi bir amacımız yok. Hesap ve muhasebe hilesi üzerine değerlendirmelerimize yer veriyoruz. Değerlendirme ve görüşlerimiz tartışılmaya, eleştirilmeye ve geliştirilmeye açık. Her türlü eleştiri, görüş ve önerileri bu yazının altındaki yorum kısmından, isim belirterek veya anonim olarak yapabilirsiniz.

Hesap ve Muhasebe Hilesi Nedir? Ne Değildir? Değerlendimeler

Vergi Usul Kanununun vergi kaçakçılığı suç ve cezasını düzenleyen 359 uncu maddesinde, defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar için 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ancak gerek Vergi Usul Kanununda, gerekse diğer mevzuatta hesap ve muhasebe hilesini tanımı yapılmamıştır.

Hesap veya muhasebe hilesi, bir hile türü olduğu için, konunun analizi açısından öncelikle “hile” kavramı üzerinde durmak daha faydalı bir yaklaşım olacaktır.

Hile” kelimesi Arapçadan dilimize geçmiştir. TDK Güncel Türkçe Sözlükte, “1. Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika: 2. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma” şeklinde tanımlanmaktadır. 

Medeni Hukuk terimleri sözlüğündeki karşılığı ise “aldatma”dır.

Hile kavramında “aldatma” esas unsur olduğu için, hileli bir hesap veya muhasebe işleminden bahsedebilmek için yapılan işlemin “aldatma” kabiliyetinin olması, ilk bakışta veya sınırlı bir araştırma ile ortaya çıkarılamaması gerekir.

Çoğu kez muhasebe hilesi ile muhasebe hatalarını birbirlerinden ayırt etmek güçtür. Hata istemeden yapılan yanlışlıkları ifade eder. Hilede ise, bilerek, isteyerek ve aldatmak kastıyla yapılan işlemler söz konusudur. Bu noktada muhasebe hilesi ile hatası ayrımı için kriterler geliştirilmesi gerekir.

Muhasebe ve hesap hilesinin kasıtla yapılması, bu kastın salt matrah azaltmak amacına matuf olmasını gerektirmez. Bankadan alınacak bir kredi için veya işletmenin hisselerinin satışının yükseltilmesi amacıyla bilanço güzelleştirmesine yönelik olarak, hatta matrah artırıcı sonuçlar doğuran amaçlarla da muhasebe hilesi yapılması mümkündür. Benzer şekilde; zimmetlerin gizlenmesi, ortakların birbirini yanıltma istekleri,  daha az kar dağıtma isteği, yolsuzlukları gizlenmesi, hak edilmeyen teşviklerden yaralanma arzusu, teşvik ve prim artırma amacı ile de muhasebe hilesine başvurulabilir. Bu nedenle, hesap ve muhasebe hilesi sadece vergisel boyutu olan bir konu olmaktan ötedir. Ancak, vergileme alanı muhasebe hilesine konu alanların başında gelmektedir.

Muhasebe hilesinin matrahı artıracak sonuçları doğurmasının mümkün olduğu durumlar dahi söz konusudur. Bu nedenle VUK 359 kapsamında vergi kaçakçılığı suçu için vergi ziyaı şartı da aranmadığından, vergi ziyaına neden olmadan vergi kaçakçısı olma gibi garip bir durum var.

Peki, bir hesap veya muhasebe hilesinden bahsedebilmek için hangi kriterlere veya unsurlara müracaat etmek gerekir? Aşağıda bu konudaki görüşlerimize yer vereceğiz:

1. Yapılan işlemin bir amaca yönelik olması, kasten yapılması gerekir.

Hata ile hile arasındaki en önemli ayrım “kasıt” unsurudur. Ancak, kastın varlığını ortaya koymak her zaman kolay değildir. Zaten konuyu çetrefil hale getiren de budur.

Bu noktada, yapılan muhasebe kaydı nedeniyle işletmenin, ortaklarının veya ilgili üçüncü kişilerin özel bir menfaat temin edip etmedikleri veya yapılan işlemin kamunun veya diğer bir kişinin zararına yol açacak nitelikte olup almadığı hususları kastın varlığı açısından araştırılması gereken alanlardır.  Bu araştırma sırasında, yapılan kayıt veya muhasebe işleminin işletmenin mali tabloları üzerinde nasıl bir etkide bulunduğu, etkinin  önem ve derecesinin araştırılması da gerekir.

2. Yapılan kayıt veya muhasebe işlemlerinin mevzuata ve muhasebe standartlarına açıkça aykırı olması gerekir.

Bu nedenle, basit nitelikteki düzensizliklerin, yanlış hesap kayıtlarının muhasebe hilesi olarak telakki edilmemesi gerekir. Bu noktada, muhasebe kaydı konusunda yorum farklılığı bulunan işlemlere ilişkin farklı yapılmış muhasebe kayıtlarının muhasebe hilesi olarak değerlendirilmesi yanlış bir yaklaşım olur.

3. Muhasebe işleminin veya hesap kaydının aldatma kabiliyeti olmalıdır.

Aldatma kabiliyetinden kastımız, ilk bakışta veya basit bir inceleme veya araştırma ile anlaşılacak şekilde yapılmış işlemlerin muhasebe hilesi olarak kabul edilemeyeceğine ilişkindir. Muhasebe hilesinden bahsedebilmek için belli bir amaca yönelik olarak, örneğin vergi matrahını azaltmak için, ilk bakışta anlaşılmayacak şekilde birkaç muhasebe kaydı yapılarak işlemin olduğundan farklı bir karaktere büründürülmesi ve/veya gizlenmesi söz konusu olmalıdır.

Bu kapsamda ilk bakışta veya basit bir inceleme sırasında tespit edilebilecek aşağıdaki türden işlemlere ilişkin kayıtları muhasebe hilesi kapsamında değerlendirmenin mümkün olmadığının değerlendiriyoruz:

  • Cari dönemde yazılması gereken bir gelirin sonraki döneme kaydırılacak şekilde kaydedilmesi,
  • Satış faturasının deftere üzerinde yazandan daha düşük olarak kaydedilmesi veya alış faturasının daha yüksek kaydedilmesi,
  • Amortismana tabi kıymetlerin doğrudan gider yazılmasına ilişkin kayıtlar,
  • Karşılık ayırma şartları oluşmadığı halde karşılık ayrılmasına ilişkin kayıtlar.

4. Hatalı işlemlerin sıklık ve derecesi önemli bir karine olabilir.

Muhasebe usul ve standartlarına aykırı işlemlerin tekrarlanma sıklığı da bazı durumlarda muhasebe hilesine karine teşkil edebilir. Örneğin, normalde yapılan bir toplama hatası veya başka tür bir matematiksel işlem hatası, hile olarak değerlendirilmeyebilir. Ancak, sistematik şekilde tekrarlanan bu tür işlemlerin hata boyutunu aştığından bahsetmek mümkün olabilir.

5. Muhasebe programlarında matrah azaltıcı bazı özel modüllerin kullanılması.

Bazı muhasebe programlarında yer alan  ve yapılan işlemi gerçek mahiyetinden farklı muhasebeleştirmeye imkan veren modüllerin kullanılmış olması durumunda, böyle bir modülün hataen kullanılamayacağı varsayımından hareketle, muhasebe hilesi yapılma kastının varlığından kolaylıkla söz edilebilir.

Sonuç

Yukarıda yaptığımız bazı değerlendirmelerle hesap ve muhasebe hilesinin tespitine yönelik bazı kriterler ortaya konulmaya çalışıldı. Bunlar artırılabilir. Geliştirilebilir.

Bir işlemin muhasebe hilesi olup olmadığının değerlendirilmesinde, her bir işlemin kendi içinde değerlendirilmesi, işletmenin, işlemin, olayın taraflarının, işlemin gerçekleştirilme şekli ve sonuçlarının ayrı ayrı analize tabi tutulması gerekir. Çok basit hataların veya basit şekilde tespit edilebilecek mevzuat ve muhasebe standartlarına uymayan kayıt ve işlemlerin muhasebe hilesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Müeyyidesi 18 aydan 3 yıla kadar hapis olan bir fiilin işlendiği iddia edilirken, suç fiilinin ikna edici bir şekilde ve hukuki unsurları ile ortaya konulmasının icap ettiği kanaatindeyiz.

17.01.2018

Dr. Hasan AYKIN

vergidosyasi.com

 

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s