VERGİ AKADEMİ

Mali Güce Göre Vergilendirme (Ödeme Gücü) İlkesi Nedir?

Mali Güce Göre Vergilendirme:

19. ve 20. yüzyılda kamu maliyesi teorisyenleri tarafından vergi sistemlerinin ödeme gücü ilkesine göre yapılandırılması gerektiği önerilmiştir. Mali güce göre vergilendirme ilkesi ile kamu harcamalarında bireysel fedakarlıkların minimize edilebileceği savunulmuştur.

Mali güce göre vergilendirme sosyal devletin vergi adaleti ile ilgili ilkesidir.

Mali güce göre vergilendirme kişilerin ekonomik ve kişisel durumları göz önüne alınarak vergilendirilmeleridir.

Vergilemede ödeme gücüne (mali güce) göre vergilendirme, belirli bir karşılık veya fayda göz önüne alınmaksızın, kamu hizmetleri için her ferdin kendisini ve ailesini geçindirecek miktarın üstünde sahip olduğu servet ve gelire göre vergi yüküne katılmasını ifade eder.

Anayasanın “Vergi Ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan mali güce göre vergilendirme sosyal devletin vergi adaleti ile ilgili bir ilkedir. Ödeme gücü (ability to pay) ilkesi olarak da isimlendirilir.

Mali güce göre vergilendirme kişilerin ekonomik ve kişisel durumlarının göz önüne alınarak vergilendirilmeleri şeklinde tanımlanabilir. Bu ilke ile vergi yükünün adil ve dengeli dağılımının sağlanması amacına da ulaşılmaya çalışılır.

Mali güce göre vergilendirme ilkesi, dar anlamda vergi için geçerlidir. Vergiler dışındaki
mali yükümlülüklerde kısmen de olsa karşılık ve yararlanma ilkesi geçerli olur. Çünkü bu yükümlülüklere konu olan hizmetlerin kişiler yönünden özelleştirilmesi ve mali bir karşılığa dayandırılabilmesi olanağı vardır. Anayasanın 73 üncü maddesi de mali güce göre vergilendirme ilkesini sadece dar anlamda vergi için hükme bağlamıştır (f. 1). Oysa aynı madde (f. 3, 4) vergilerin yasallığı ilkesi ve yürütme organının vergilendirme yetkisi ile ilgili olarak geniş anlamda vergiyi esas almıştır.  Anayasanın 73 üncü maddesi vergilerin mali güce göre konulacağını hükme bağlamakla beraber, mali gücün tanımını yapmamış ve hangi göstergelere göre belirleneceğini öngörmemiştir. Kamu maliyesinde kişilerin mali güçlerinin ana göstergeleri gelir, servet ve harcama olduğu’kabul edilmektedir. Yasa koyucu mali güce göre vergilendirmeyi gerçekleştirmek üzere bu kaynaklara kendi tercihleri çerçevesinde değişik yoğunluklarda yönelecektir. (1)

Mali güce göre vergilendirmeyi sağlamak için aşağıdaki araç ve tedbirlerden yararlanmak mümkündür:

Bu tedbirler ile amaçlanan sonuçların sağlanabilmesi için “yansıma” gibi ekonomik ölçütlerin dikkatle göz önünde bulundurulması ve mali güce göre vergilendirme ilkesinin vergi sisteminin tümü bakımından değerlendirilmesi gerekir (2).

Ödeme gücü ilkesi, fayda ilkesinden daha önce, ilk kez İtalyan ekonomist Guiccardini tarafından ele alınmıştır. Guiccardini ödeme gücü ilkesini, artan oranlı vergilemenin bir gereği olarak ele almış ve savunmuştur. Ayrıca çok sayıda ekonomist de ödeme gücü ilkesini sosyal adaleti sağlamada kullanılacak etkin bir araç olarak değerlendirdiler. Bunlardan John S. Mill vergilemede eşitliği, vergi ödemekle mükelleflerin katlandıkları özveride eşitlik anlamında kullanmıştır. (3)

Ödeme gücü prensibi kişinin umumi hizmetlerden aldığı fayda miktarına bakılarak ödemesi gereken vergi miktarının belirlendiği fayda yaklaşımı prensibine (ilkesine) zıttır.

Sonnotlar: 

(1)  Mualla Öncel, Ahmet Kumrulu ve Nami Çağan, Vergi Hukuku, Turhan Kitabevi, Anakar, 2008.

(2) Öncel ve diğerleri, a.g.e.

(3) Orhan Şener, “Kamu Ekonomisi: Teori ve Uygulama” Beta Yayınevi, İstanbul, 2007.

6 replies »

Yorumunuz için teşekkürler. Vergi Dosyası

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s